LinkWithin

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin

10 Mart 2009

Doğa'nın Yedikleri - PUDİNG



Puding yemeyi çok seviyorum , annem pudingi evde yapmaya başladı artık , önceden dışarıdan aldığımız hazır pudingleri yiyordum , annemin bulduğu bu basit tarif sayesin de istediğim her an puding yiyorum.

Tarifini sana da vermek istiyorum , sende küçük meleğinle birlikte evde hazırlanmış pudingi yeme şansına sahip olabilirsin.
Sola Hizala

*1 kg.soğuk süt *11 çorba kaşığı toz şeker *2 çay bardağı un
*1 pk.vanilya *3 çorba kaşığı kakao *125 gr.tereyağ veya margarin, Hindistan cevizi rendesi.

NASIL YAPTIK :
Annem 3 çorba kaşığı kakaoyu ,2 çay bardağı unu , 1 su bardağı sütle iyice ezdi.
Hiç topak kalmaması gerekliymiş , birazda ben yardım ettim .
Sütün tamamını ve 11 çorba kaşığı şekeri ekledi ve ağır ateşte tel çırpıcı yardımıyla sürekli karıştırarak pişirdi.
Ben şekeri ilave ettim ve annemin gözetimi altında bir süre pudingi pişirdim.Üzeri göz göz olunca ocaktan aldık ve vanilya ekledik.

Soğumaya bıraktık , yağı ilave edip , mikserle 10 dk.çırptık.
Kuplara boşaltma işini ben üstlendim :) Şu an dolapta bekliyorlar , akşam babam için çok güzel bir sürpriz olacak. Üzerine istersen hindistan cevizi rendesi ekleyebilirsin..
Sana ve küçük meleğine kolay gelsin :)

BAK BUNLAR BENİM ARKADAŞLARIM


Seninle ilk tanıştırmak istediğim arkadaşım Nas ( NAZ ) , annelerimiz biz küçükken şekerkokusu sayesin de tanışmışlar , çok güzel dostluklar kurmuşlar , bizde onlar gibi çok iyi arkadaş ve kardeş olduk büyüyünce de çok iyi dost olacağız.


Ben Nas'ı cok seviyorummmm.


EĞİTİCİ KİTAPLARIM - DİNİ

Belki bu kitapları incelerken , senin için çok fazla değil mi ? diye sorabilirsin , evet şu an için içinde yazılanları pek anlayamıyorum ama annem bana benim anlayabileceğim dilde , yaşıma uygun şekilde anlatıyor , resimlerine bakmayı seviyorum , bazen resimlere bakarak kendi kendime hikaye anlatabiliyorum.

Annem bu kitapları ileride ki yaş dönemlerim de faydalanmam için almış , her konuyu işlediğimizi , dinimizi doğru öğrenmenin de çok önemli olduğunu söyledi , kitaplarımı incelemek istermisin ?








YAZARIN YORUMU :

Çocuklarımız o küçük beyinlerinde oluşan sorular ile en zor sınava sokarlar bizleri:
Cennet nerede? Beni kim yarattı? Neden dua ediyoruz? Bu soruların cevaplarını nasıl vermeliyiz, nasıl anlatmalıyız onlara dinimizin esaslarını?
Biz bu zorlu sınavdaa sizin yanınızdayız.Bu seri 5-7 yaş grubu çocuklar için, anne ve babalarının onlara okuması ve resimlerini göstermesi halinde, tam olarak anlaşılmasa bile, his düzeyinde olumlu etkiler meydana getirecek.
7-9 yaş gubu çocuklar ise, on kitaplık bu seriyi bizzat kendileri okuyabilir ve anlayabilirler. Böylece, hayatlarının geri kalanında sağlam bir bakış açısı ve anlam dünyasına sahip olacaklardır.




LOLİPOP VE BENNN

Evettt işte bu tam da aradığım şeyyy :) Bir daha ki doğum günüm de arkadaşlarıma nasıl bir sürpriz yapacağım sanırım belli oldu :) Nezihe teyzem ne diyebilirim ki... " sen harikasın :) "


Tamam biliyorum annem bu fikre pek sıcak bakmayacak, çok fazla şeker tüketmenin benim için iyi olmadığını defalarca söyledi ama ne yapayım ben çok seviyorum şeker yemeyi.
Özel günler de arkadaşlarıma sunabileceğim çok hoş bir sürpriz değil mi sence de ; )





















9 Mart 2009

EĞİTİCİ KİTAPLARIM - KÜÇÜK KURBAĞA



Bu kitap benim en sevdiklerim arasın da yerini çoktan aldı ,her zaman annem arkadaşlarına benim kitaplarla içli dışlı olmamı istediğini söylermiş ,ben bebekken sürekli kitap okurmuş :) sanırım bu yüzden ben de çok sevdim kitapları , ne zaman annemle dışarıya çıksak kitapsız dönmüyoruz. Bu kitapla ilgili daha çook söyleyeceklerim var devamını okuya tıklarmısın :)

Kitabım da tam üç tane hikaye var , Küçük Kurbağa, Akıllı Kuzu ve Geyiğin Boynuzu, annem bu kitapta birlik ve beraberliğin ve kendime olan özgüvenimin anlatıldığını söyledi ve o kadar güzel bir üslupla yazılmış ki annem okurken hiç sıkılmıyorum , çok keyif alıyorum.

Sadece bu kadarla da kalmamışlar , el göz koordinasyonumu ve görsel materyallerimi kullanabilme yeteneğinimi geliştirmek için yapboz yerleştirilmiş içine , her hikayenin kendine ait altı parçadan oluşan yapbozu var. Henüz kendim okuyamıyorum ama yapbozu tek başıma kolayca yapabiliyorum.

Sende meleğine bundan mutlaka almalısın.

YENİ ETKİNLİK ÖRNEKLERİM

Parmak baskısını kullanarak yapabileceğim etkinlikler.












8 Mart 2009

BİLDİĞİM ÇOCUK ŞARKILARI

Epey zaman oldu biliyorum , doğum günüm , yeni bir kardeşimin olması ( yani Betüş teyzemin kızı ) nedeni ile blogla ilgilenemedik , çok güzel ve çok keyifli günler geçirdim , doğum günümle ilgili resimleri seninle paylaşacağım , çok yakın bir zaman da hem de :) ama sırada sana öğrendiğim şarkılardan bir kaçını yazmak var , umarım beğenirsin .


  • ALİ BABANIN ÇİFTLİĞİ

Ali Babanın bir çiftliği var, Çiftliğinde kuzuları var

Mee meee diye bağırır Çiftliğinde Ali babanın

Ali Babanın bir çiftliği var , Çiftliğinde arıları var

Vızzz vızzzz diye bağırır , Çiftliğinde Ali Babanın.

Ali Babanın bir çiftliği var ,Çiftliğinde inekleri var

Möö mööö diye bağırır ,Çiftliğinde Ali Babanın .

Ali Babanın bir çiftliği var ,Çiftliğinde tavukları var .

Gıt gıt gıdak diye bağırır Çiftliğinde Ali Babanın .

  • ANNEM

Küçücükken başucumda bana ninni söylerdin,

Sabahları uyanınca beni okşar severdin.

Benim annem güzel annem beni al dizlerine,

Kucağında okşa beni,ninniler söyle yine

Bugün hala kulağımda,çınlıyor tatlı sesin

Benim annem güzel annem kalbimin neşesisin

  • ARILAR (RONT)(Hep birden)

Yaz geldi çiçekler açtı,arılar hep çalışır.

Arı vız vız, arı vız vız vız, arı vız vız vız diye çalışır.

(Arılar)Önce menekşeyi koklar ,sonra gülü emeriz.

Çiçek balını, çiçek balını,çiçek balını biz çok severiz.

(Arılar)Balmumu yüklenir, kovanımıza döneriz.

Arı evini, arı evini arı evini mumla öreriz.

(Kovan)Fırtınalı, kışın karlı buzlu günde,

Arı uyuklar,arı uyuklar, arı uyuklar soğuk havada.

(Çiçekler)Yaz geldi nazlı çiçekler, güzel güzel açalım.

(Arılar)Haydi arılar, haydi arılar biz de kıra kaçalım.

  • ELLERİM TOMBİK TOMBİK

Ellerim tombik tombik Kirlenirse ne komik

Kirli eller sevilmez , güzelliği görülmez

Saçlarım bakım ister , hele dişler,hele dişler

Kirlenmesin kulaklar ,uzamasın tırnaklar

Çok koşup da terleme ,soğuk sulardan içme

Sonra hasta olursun arayıp doktoru bulursun

Doktor gelir odana iğne yapar popona,

Ay ay diye bağırma , koşup anneni çağırma.

  • BAŞ PARMAK

Sağ elimde beş parmak ,sol elimde beş parmak

Say bak, say bak, say bak , hepsi eder on parmak.

Sen de istersen say bak say bak.

3 Mart 2009

ADIMI YAZABİLİYORUMM


DOĞA GÜL



Yukarıda gördüğün adımı ve soy adımı ben yazdım artık klavyeyi çok daha güzel kullanabiliyorum. :)

2 Mart 2009

UPTOTEN - BENİM EN SEVDİĞİM SİTE


Ben çok küçükken annem bu siteyi keşfetmiş ve beni üyesi yapmış , yabancı dile yatkınlığım biraz da bu sitenin sayesin de olmuş , annem böyle diyor yani :)

Çok güzel ingilizce şarkılar , oyunlar , etkinlikler var , küçük meleğin için ideal bir yer bence , üyelik ücretli, üye olmadan da sınırlı şekilde faydalanabiliyorsun. Doğum günüm de beni unutmamışlar ve bir kart yollamışlar görmek istermisin ?

Sitenin adresi de bu ; )

www.uptoten.com



ETKİNLİKLERİM DEVAM EDİYOR

Etkinliklerimi seninle paylaşmaya devam ediyorum , buldukça eklemeye devam edeceğim , umarım senin de işine yarıyordur :)



















Etkinliklerimin devamı da buradaymış :)











ESKİYE DAİR...




Annemin forumundan Melek Teyzem cok güzel bir yazı paylaşmış , annem çocukluğumuz ne güzeldi diyerek , gözleri nemlenerek okudu bu yazıyı , benim için üzülüyor , keşke bu şekilde yaşayabilseydin çocukluğunu diyor , sende bu günleri özlüyorsundur belki ..


Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi. Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.



En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.



Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi. Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik.

Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine girip gelen ( ki sadece çişi gelen giderdi evine ) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi. Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştılırdık. Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık. Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık. Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik. Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim. Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki. Komşumu tanımıyorum ama evinin camında, temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum. Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.

Evlerimiz var içinde yaşayan yok. Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok. Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu. Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir. Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür.

Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar?

Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Her toplum haketiği gibi yönetilir derler ya, hakettiği gibide yaşar diyelim mi ?



Buradan ŞEKERKOKUSU.COM A ULAŞABİLİRSİN

1 Mart 2009

ETKİNLİK DOSYAMDAN ÖRNEKLER

Annem uzun süreden beri bir çok siteden benim için el işi faaliyetleri topluyor , bunları daha sonra kendi forumunda ki arkadaşları ile paylaşıyor , anneme " benim bloguma neden koymuyorsun " diye sordum , annem zaman zaman ekleyeceğini , hepsini birden koyamayacağımızı söyledi.
Ama ısrarlarıma dayanamadı :) bir kaçını ekledi.
Sen de boş kaldığın da küçük meleğinle bunları yapabilirsin .





























BU SİTEYE BAYILDIM


"http://tambirblog.blogspot.com/ " sitesini ziyaret etmiş annem ve orada çok güzel , başka bir sitenin adresini bulmus , resimlerini istediğin gibi şekillendirebiliyormuşsun , biz annemle uğraşırken çok eğlendik :)
Sitenin adresimi...
Hemennnnn paylaşıyorum seninle , meleğinin resimlerini çalışmaya başlayabilirsin .

SULU BOYA VE OYUN HAMURLARIM















Dünün yorgunluğunu atmak için bugün annem ve babamla dışarıya çıktım benim için çok eğlenceli ve süprizler le dolu bir gündü , çok önemli bir şey oldu bunu seninle hemen paylaşmak istedim ama annem " daha zamanın var kızım " dedi .
Ben suluboya ve oyun hamurlarım ile oynamayı çok seviyorum , renkleri iki yaşında öğrenmiştim bugün annem bana kırmızı ile sarı karıştığın da turuncu , mavi ile sarı karıştığında yeşil renk elde ettiğimizi gösterdi çok eğlendim , hatta hızımı alamayıp suluboyamda ki tüm renkleri birbirine karıştırmışım :) sende küçük meleğinle böyle bir çalışma yapmak istermisin ?
Annem bazen oyun hamurlarımı evde kendisi yapıyor , size de tarifini verirsek acil durumlar da yardımı olacağını söyledi.
Oyun Hamuru İle Renk Cümbüşü

Amaç : Renkleri tanıma ve ayırdetme becerisini geliştirebilme çeşitli malzemeler ve özellikleri ile ilgili bilgi sahibi olma.
Materyal : 2 fincan un , 3/4 fincan tuz, 1 yemek kaşığı yağ, 1/2 fincan su

Uygulama : Çocuklara önce oyun hamuru yapacaklarını söyleyin.
Çocuklara bu malzemeleri karıştırmaları için yardım edin. Eğer hamur çok yumuşak olursa, un veya tuz ekleyin, çok katı olursa su ekleyin. Çocuklara iyice yoğurmaları söyleyin. Elleriyle oyun hamurunu yuvarlamalarına, çeşitli modeller çıkarmalarına yardımcı olun. Daha sonra hamurlarını parçalara ayırarak kırmızı, sarı, mavi gıda boyasını hamurlara karıştırmalarını isteyin.
Çocuklar küçük renkli toplar oluşturduktan sonra topları birbiri ile karıştırarak ara renkleri elde edebilirler. Sarı-kırmızı toplar karışınca ne renk olduğu sorulur. Çocukların bu renk karışımları ile ilgili aşağıdaki gibi bir tablo oluşturmaları sağlanabilir.
Tabloda renklerin yazılı olduğu aynı renkte hamur topları konularak somutlaştırılmalıdır. Çalışmanın başlangıcında ve sonunda çocukların tahminleri tartışılabilir.
Böylece çocuklar kendi sonuçları kaydedebilirler.
Ara ve ana renkleri öğrenmeleri kolaylaşır.