LinkWithin

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin

5 Ağustos 2009

SOKAK HAYVANLARINA DESTEK VERELİM..



Sosyal sorumluluk projelerin de üzerimize düşen görevleri yerine getirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu proje de sokak hayvanlarını korumak adına başlatılmış.

Hayvan sever bir aile olduğumuzu düşünüyorum , Doğa'yı hiç bir zaman hayvanlarla korkutmadım " yemeğini yemezsen seni kurt kapar bak , kediii gel bunun mamasını sen yeee " gibi saçma cümleler kurmadım hiç.

Yanından geçen sokak köpeğini okşamak istediğin de izin verdim , kedileri kucağına aldı , kuşlara yem attı. Anlattım.. biz bu canlılarla paylaşıyoruz bu dünyayı , onun için birbirimize karşı anlayışlı ve sevgi dolu olacağız... anladı...

"............ Yeni proje üzerinde çalışmaktayım şu sıralar. Amaç sosyal farkındalık yaratmak.. Ünlü bir kalemden yazılmış iki cümle, daha geniş kitlelere ulaşabilmekte.Bu yüzden bir kaç tanınmış isimle irtibat halindeyim. Destek vermek isteyenlerden tek ricam, doğal bir fotoğraf(kendi evcil hayvanı veya sokakta çekilmiş bir kare) ve minik bir notla bana ulaşmaları. Yalnız ünlüleri değil, geniş bir kitleyi örgütlemeye çalışmaktayım..........."

Bu yazının devamı
burada

YAPRAK

Yaprak

Bir yaprak daha düştü dalından
Hazana yenik
Çığlık çığlığa
Son kez baktı tutunduğu dala
Umutsuzca
Dal umarsızdı
O olmazsa öbürü
Nasılsa gelecekti gelecek bahara
Ve yaprak değdi toprağa…

Oya Özpoyraz


4 Ağustos 2009

DÜĞME AĞACI

Bugün annem , bana yeni aldığı elbiseye düğmeler ile ekleme yaptı , ben de düğme dikebilirmiyim ? diye anneme sordum , bunun için biraz daha büyümem gerektiğini, iğne ile yapılan işlerin çocuklar için tehlikeli olabileceğini söyledi.
Düğmeleri ve düğmelerle yapılan çalışmaları annem çok seviyor. Hiç düğmelerle ilgili bir çalışma yapmadık , annem silikon tabancası aldığımız da bu çalışmaları çok daha kolay yapabileceğimizi söyledi. İlk olarak yapmak istediğim etkinliklerden biri de bu sevimli düğme ağacı.
Resimin kaynağını bilmiyorum sanırım "flickr" sitesinden alınmış. Çok hoşumuza gitti ve paylaşmak istedik.

" B " HARFİ - ŞARKI


Benim ne kadar becerikli bir kız olduğumu bilemezsin , hem çikolatamı yerim , hem playback yaparım , hem uykum gelir yerim de duramam , hem de ağzım gözüm çikolata içindeyken şarkımı söylerim : D

Hadi bakalım sıra da " B " harfimiz var.



Sözlerini de yazalım hemen ;)

A dan sonra gelirim

Okumayı severim

Beni seslerken lütfen , lütfen bana "B " deyin

Baba balon bal ,baba bana balon al ..

KAYAKÇI PENGUEN

Bu kayak yapan penguene ben bayıldımmm..çok şirin görünüyor değil mi ?Facebook'ta Okul Öncesi Eğitimi Öğretmenleri adlı bir grup var ,resimi oradan aldım :)


KÜÇÜK MÜZECİLER - ATÖLYE KURS


Küçük Müzeciler
Mekan: Sakıp Sabancı Müzesi

İlçe: Sarıyer
Adres: Sakıp Sabancı Cad., No:22 - Emirgan
Telefon: (216) 414 26 30
Web: http://muze.sabanciuniv.edu
Zaman

Etkinlikler her gün sabah 10.00 – 12.30 / öğleden sonra 14.00 – 16.30 olmak üzere iki farklı seansta gerçekleştiriliyor.
Yaş Grubu: Etkinliklere 1998 – 2000 ve 2001 – 2002 yaş aralıklarındaki çocuklar kabul ediliyor.
Çocukların sabırsızlıkla beklediği yaz etkinliği Sakıp Sabancı Müzesi’nde Ağustos ayında başlıyor! Küçük Müzeciler, büyük sergiler hazırlamaya bu yaz da devam ediyor. Ağustos Böcekleri sadece saz çalmıyor, karıncalar kadar çok çalışıyor!


Ağustos Böcekleri Müzikle Yaratıyor!
Çocuklar, müze ve müziğin kökeninde Musalar’ın yani esin perilerinin olmasından temellenen bir yaratıcı süreç yaşayacaklar. Müziğin ve müzeciliğin tarihini öğrenecekler. Mitolojide ve efsanelerde yer alan müzik mitlerini canlandıracak, enstrümanlar tasarlayacaklar. Farklı müzik türleri konusunda farkındalık geliştirecek olan çocuklar 4 gün boyunca müziğe dair sanat eserleri yaratacaklar. 5. gün ailelerine “Müzedeki Esin Perileri’nin Müzikli Sergisi” konulu sergiyi hazırlayacaklar.

Ağustos Böcekleri Dünya Kültürünü Öğreniyor!
Çocuklar her gün farklı ülkelerin sanat eserleri, sanatçıları, yemekleri, mimari eserleri, giysileri, müzikleri ve enstrümanları gibi konuları temel alan yaratıcı çalışmalar gerçekleştirecekler. 4 gün boyunca ülkelerin kültürünü öğrenen ve üreten çocuklar 5. gün kendi sergilerini tasarlarken çeşitli sürprizler hazırlayacaklar.

Ağustos Böcekleri Kış İçin Sanat Biriktiriyor!
Müzenin pek çok alanının kullanılacağı bu atölye çalışmasında çocuklar sanatın pek çok alanında deneyim kazanacaklar. Bahçede büyük boyutlu resimler yapacak, atölyede hat ve minyatür çalışacak, baskı sanatını öğrenecek, terasta heykeller tasarlayacaklar. Sanatın müzik, sinema, tiyatro gibi alanları bu çalışmalara eşlik edecek ve yarattıkları eserleri büyük bir gururla sergileyecekler.

Ağustos Böcekleri Kaf Dağının Ardında Masal Arıyor!
Çocuklar farklı temalardaki masalları dinleyecek, canlandıracak ve Kaf Dağı’nın ardındaki hayal diyarı için gerçek sanat eserleri yaratacaklar. Dünya masallarının bilindik öğelerini kullanarak, kendi renkli düşleriyle yeniden tasarlayıp, müzenin en renkli sergilerini hazırlayacaklar.

Etkinlik Dönemleri:
Ağustos Böcekleri Dünya Kültürünü Öğreniyor: 3 – 7 Ağustos 2009
Ağustos Böcekleri Müzikle Yaratıyor: 10 – 14 Ağustos 2009
Ağustos Böcekleri Kaf Dağının Ardında Masal Arıyor: 17 – 21 Ağustos 2009
Ağustos Böcekleri Kış İçin Sanat Biriktiriyor: 24 – 28 Ağustos 2009

Önemli Detaylar:
•Çocuklar pazartesiden cumaya geliştirilecek bir süreci adım adım yaşayacakları için, 5 günlük katılımın sağlanması önemlidir.
•Gruplar 15 kişiden oluşur.
•Yalnız 1 etkinliğe asil kayıt alınır; 1 etkinlik için de istendiğinde yedek kayıt yaptırılabilir. Yedek kayıt ta öncelik hiç kaydı olmayanlarındır.
•Etkinlikler ücretsizdir.


Bilgi almak ve kayıt olmak için SÖZ Danışmanlık’ı 0216 414 26 30 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

İCLAL AYDIN - KIZIM




Canım Kızım;

Meğer sanaymış yolculuğum.
Bugun kendime neden yasadığımı sordum; bir anlamı olmalıydı basımdan gecen onca şeyin; bir karşılığım olmalıydı hayatta.

Bu soruyu sorduğumda kendime yirmi üç yasındaydım.
Ellerim yaslanmamıştı henüz ama soluk soluğa kalmış yorgun bir çocuktum, bildiğim her şeyden, herkesten uzaktaydım..

Yalnızlık, yabancılık, haksızlık dünya kederleri bir olup yüklenmişlerdi bir gece kalbime. Balkona çıktım, dördüncü kattaydım,soğuk bir kıs gecesiydi.

Demirleri tuttum caddeyi seyrettim ağlayarak. Göreceksin insan nasıl acır kendine böyle anlarda... Yüz yirmi dokuz numaralı otobüs geçiyordu ve bir kız köşedeki benzinciden çıkmış; elinde bira şişesi ağlıyordu, uzundu sacları.

Kaldırıma oturdu elindeki bira şişesini karşısındaki saat kulesine fırlattı. Saat oniki'ye on vardı ve belli ki ikimizinde canı çok yanmaktaydı...

Annem geldi aklıma bir Pazar dönüşü elimi avucunun içinde kavrayışı ve bana doğumumu anlatısı. Yalnızmış sancıları geldiğinde; çok korkmuş ya başaramazsa diye.
Balkona çıkmış insanları seyretmiş başka kadınlarda çekti bu sancıyı diyerek ve başka insanların acılarından güç alarak doğuma girmiş.

Doğduğumda yaptığı ilk şey saate bakmak olmuş. Saat öğlen oniki'ye on varmış. İşte böyle demiştim kendi kendime; buraya kadarmış.

Sonra çilekli pastayı, çaldığım vişneleri, limonlu dondurmayı ne çok sevdiğimi düşündüm. Saclarımı uzatacaktım, para biriktirip yollara çıkacaktım ve bir daha hiç yirmi üç yaşında olmayacaktım.

Büyük kararlardan önce mutlaka bir gece beklemeli eğer sabah aynıysa her şey o zaman düşünmeli bitirmeyi bir hikayeyi.. Ertesi gün güneşli bir sabahtı; çoktan düşmüştü ruhumun ve kederimin ateşi...

O günden sonra neler oldu bir bilsen...sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki.

Çok korkuyorum severmisin acaba beni? İyi bir anne olabilecek miyim? Koruyabilecek miyim seni?

Kalbimde ve zihnimde biriktirdiklerimi eksiksiz iletebilecek miyim sana?
Takvimler bir sonbahar çocuğu olacağını söylüyor. Annende sonbaharda doğmuş bir bebekti.

Bu mevsim hüzünlüdür kızım ve çok sever güneşi.Şuanda minicik tekmelerinle ben burdayım diyorsun. Gelişine az kaldı. Seni sevinçle beklerken odanı hazırlıyoruz hevesle.ama ne yazık ki odan kadar sessiz ve özenli bir ülkeye gelmiyorsun.

İsterdim ki benim gördüklerime sen şahit olma ama onlar sana bile yetişti. Geleceği zamanı kendi seçen biri olarak güçlü ve bendende önde olacağını biliyorum umarım sende seversin karıncaları, kedileri ve kelebekleri.

Ben babasını çok özleyen bir çocuktum dilerim sen ayrı kalmazsın seni sevinçle bekleyen babandan....
Anneler ve babalar tanıyacaksın bizden başka. Oğluna söz verdiği bisikleti alamadığında notalarla oğlunun adını yazan bıyıklı yorgun babaları, ya da kendi giyemediği mavi yirmi üç nisan elbisesini sabaha dek uyumadan kızına diken anneleri, sonra kendinden başkasını düşünmeyenleri, kendi öfkesinde boğulanları ve yalancıları tanıyacaksın.

AŞk'ı tanıyacaksın bir gün, kalbim kırılacak ve belki kıracaksın birilerini... İyi bir tamirci ol kızım, çabuk onar kırdığın kalplere ve çaresiz kalma kendi kırık kalbine. Sen şimdi kendi öykünü yazmaya geliyorsun.

Hayat iki seçenek sunuyor: ya payına düşen kederi parlatacaksın; ya da ömrünle iyi geçinmeye bakacaksın. İkincisini tercih edersin umarım...

Bana öğretildiği gibi kızım; öğrendiğin çiçek adlarını unutma, kelebekleri kitap arasında kurutma, kin büyütme kalbinde ve incitme kimseyi...
Dilerim dünyaya geliş nedenini sen çabuk bulursun.yolun acık olsun....

Annen

3 Ağustos 2009

TASARIM HARİKASI TACIM :)


Bu tacın annem için çok büyük önemi var , iki buçuk yaşındayken odama kapanmışım , etkinlik malzemelerini dökmüşüm ve odadan çıktığım da kafam da bu taç varmış :)
kesim , tasarım , yapıştırma bana ait.
İnanması zor biliyorum :) annem de inanamamış :)

EL İZİM VE KUŞLAR

El baskısı yapmaya başladığım ilk günlerde ki çalışmalardan biri bu . Sonra el baskısından neler neler yapılabildiğini görünce hayretler içinde kalmıştık :)

GRAPON KAĞIDI VE PRENSES


Etkinlik dosyamı karıştırırken daha önceden yaptığım etkinliklerin resimlerini çektik.Sanırım bunu yayınlamamıştık en azından öyle hatırlıyoruz. Geçen yıldı sanırım ,grafon kağıtlarını yuvarlayarak çalışmıştık ve ben sıkılınca :) geri kalan kısımları boyamıştım.

A Harfi ( Şarkı )

Benim muhteşem dansım eşliğin de A harfi şarkısını dinleyeceksiniz :) Melodisini duymanız adına kasetle aynı anda söyledim :)


2 Ağustos 2009

HAVLUDAN CİVCİV YAPALIM MI ?

Biz evde denedik :) sarı havlumuz olmadığı için mor civciv yapmak zorun da kaldık :) sende denemek istersen eğer sarı renkli bir havlu edinsen iyi olur :)Doğum günüm de arkadaşlarıma küçük hediyeler veriyorum , belki bu sene bu tür bir şeyler hazırlayabilirim. Çok şık ve çok yararlı bir hediye olabilir.


ÇOCUK VE RESİM


Çocuklar büyüyüp,olgunlaştıkça resimleri daha ayrıntılı, oranlı ve gerçekçi olur. Her yaş dönemi resimlerinin belirgin özellikleri vardır.


1-KARALAMA DÖNEMİ (1-4)YAŞ ARASI

Çocuklar bu yaşlar arasında gelişi güzel çizimler yaparlar. Resimler daha çok oyun amaçlıdır. Çizgiler,tren rayı vb. dir.

2-ŞEMA ÖNCESİ DÖNEM (4-7) YAŞ ARASI

Üç yaş çocuğu tipik yuvarlak kafa çizebilir. İnsan çiz değince baş ve ayakları olan insan çizebilirler. Yüz hatlarını belirleyebilir. Dört yaş çocuğu kolları ve bacakları olan çöp adam çizebilirler. Beş yaşındaki çocuğunun yaptığı insan ve evler daha belirgin olmaktadır. Altı yaş çocuğunun yaptığı resimler de artık yavaş yavaş konuda vardır. Resimlerde yer zemini çizgisi mevcuttur. Resimlerde saydamlık da vardır. Örneğin ev çizimlerinde evin içindeki eşyalarında çiziliyor olması gibi.


RENKLERİN ANLAMLARI (4-7) YAŞARASI

Dört beş yaşlarındaki çocuklar genelde renk ayrımı yapmadan resmi boyarlar. Bu yaşlarda ana ve ara renkleri öğrenebilirler. Mutlu resimlerde genelde sarı renk, üzüntülü resimlerde genelde kahverengi renk daha ağırlıktadır. Unutulmamalıdır ki çocuk hangi rengi seviyorsa, resimlerde ağırlık o renge doğrudur. Resimlerde ağırlık kırmızı renkse iddiacılığı ve saldırganlığı temsil eder. Pembe, sarı, turuncu gibi sıcak renkleri seçen çocuklar sevecen, uyumlu, işbirlikçi dir. Siyah,mavi, yeşil, kahverengi gibi soğuk renkleri seçen çocuklar, baskıcı aile ortamında yetişen iddiacı, çekingen, güçlükle kontrol edilen, uyumsuz, gerçek duygularını bastıran çocukları temsil edebilir.

3-ŞEMATİK DÖNEM (7-9) YAŞLAR ARASI

Resimler daha belirgin ve ayrıntılıdır. İlk bakışta resmin ne olduğu kolaylıkla anlaşılabilir. Resimler daha gerçekçidir. Resimde mekansal ilişki vardır.Çocuklar yer çizgisi kullanırlar. Yer çizgisi çocuğun kendisi ve çevresiyle olan ilişkinin boyutunu temsil eder. Bu dönemde kuşbakışı resim çizimleriağırlıktadır.


4-GERÇEKÇİLİK DÖNEMİ (9-12)YAŞLAR ARASI

Bu dönemde resimlerde daha ayrıntılı çizimler ve gerçekçi bir yaklaşım görülür.Resim konularında kızlar ve erkekler arasında farklılıklar gözlemlenir. Kız çocukları daha çok bebek resmi,portreler,elbiseler...erkek çocukları ise araba,gemi, uçak...çizerler. Resimleri beğenmeme, aşırı hassasiyet ve kendini ifade güçlüğü görülür.


5-DOĞALCILIK DÖNEMİ(12-14)YAŞLAR ARASI

Nesneler orantılıdır. Resimler perspektiftir. Yakın çevrede gördüğü objelerin orantılarını, boyutlarını ve derinliklerini çizgileriyle yansıtmaya çalışır.Renkleri ise en iyi şekilde kullanırlar.

Mükemmelliyetçi Aileler ....

Dün Doğa ile nerede ise tüm gün dışarı da vakit geçirdik. Bu arada Doğa'nın bir paten sevdası ortaya çıktı ,illa bir pateni olmalıymış.

Yaşının bunun için henüz müsait olmadığını anlatmam yetmedi sanırım , alışveriş merkezlerin de birin de ayağına bir paten geçirdim ve ayakta durmasının ne kadar zor olduğunu gösterdim ,bir süre ikna olmuştu .

Dün kendi yaşların da bir kız çocuğunun patene benzer bir aletle kaydığını görünce kıyametler koptu." Ben neden kayamıyorum , o benden küçük nasıl kayabiliyor ? " soruları ile iyice bunaldım.

" Bu arkadaşın paten kayma yeteneği belki daha fazladır Doğacım " dedim suratını astı , devam ettim " mesela ben de senin gibi yüzemiyorum ve bisiklete binemiyorum " dedim.

" Sen bunları çok güzel başarabiliyorsun ,ama ben hala yapamıyorum bunun için de üzülmüyorum,çünkü bende yemek yapabiliyorum , seninle güzel oyunlar oynayabiliyorum "

Sen şimdi paten kayamayabilirsin , ama bir kaç yıl sonra belki bu yeteneğin çok hızlı gelişecek ve süper bir patenci olacaksın diye devam edince :) keyfi yerine geldi küçük kurbaaamın :)

Ve aşağıda ki yazı çok faydalı paylaşmak istedim :)

Mükemmeliyetçi Aileler Mükemmel Aileler Değildir

Anne babaların çocuk yetiştirme sürecindeki yaklaşımları; çocuğun kişilik gelişiminde etkin bir rol oynar.

Çocuk; yetişkin olmanın adımlarını atmak için çocukluk döneminde edindiği bilgi, deneyim ve becerilerini kullanır. Mükemmeliyetçi bir davranış biçimi içinde çocuklarını büyüten aileler, doğru bir yaklaşım biçimi sergilememektedir.

Bu tip anne babalar; çocuklarından en doğru davranış biçimini beklemektedir. Çocuk yaşamın her alanında en iyisini başarmalı ve en yüksek performansı göstermelidir. Bu durumun nedenleri ve sonuçları ayrıntılı olarak yetişkin dili ile anlatılır.

Sonuç iyi olursa çocuk çok şey kazanacak ,anne baba daha mutlu olacak ve onu daha fazla sevecektir. Bu değerlendirme ve konuşma yapılırken çocuğun sahip olduğu kapasite göz önünde bulundurulmaz.

Evde bir çok alanda kurallar ve sınırlar önceden belirlenmiştir ve çocuk buna uymak zorundadır. Uyulmadığı takdirde keskin sınırlar ve cezalar ortaya çıkabilir. Bu tip anne babalar daha çok titiz, temiz ve düzenlidir.

Evlerinde birçok şeyin yeri belirlidir ve asla değiştirilmemelidir. Mükemmeliyetçi kişilik özellikleri gösteren bu anne babalar kendi yaşamlarında ve işlerindeki performanslarında da başarı odaklıdır. Bu mükemmelliği yakalayamadıklarında çabuk mutsuz olabilir öfkelenme tepkileri gösterebilirler. Bu durum çocukları ve eşleri ile ilişkilerine olumsuz bir şekilde yansımaktadır.

Bu tip anne babaların çocukları yaşamın her alanında en iyi olmak ister. Yenilmeyi hatta ikinci olmayı bile asla kabul edemez. Bunun için büyük çaba gösterir.

İstenilen hedefe ulaşmak için gereken her şey yapılmalıdır. Örneğin; derslerinin hepsinden sınıfın en yüksek puanına ulaşmak için okuldan gelince yemek yer ve hemen ders başına oturur. Uzun sürelerle çalışır . Sosyal yaşamdan , arkadaşlarından tamamen kendini soyutlar.

Hedefe ulaştığında kendine güvenir, herkesin ilgi odağı olduğu ve onu sevdiği düşüncesine kapılır. Başarı onun için her şeydir. Ergenlik ve yetişkinlik döneminde bu çabalar daha çok yoğunlaşır ve mutsuzluklar artma gösterir.

Karşı cins tarafından tercih edilmemek, ilgi odağı olamamak büyük mutsuzluklar yaşamasına neden olur.
Bu büyük mutsuzluklar intihar düşüncelerini beraberinde getirebilir.
Aşağılık duyguları yaşayabilir.

Bu çocuklar; başaramadıklarını gördüklerinde her şeyi bırakma davranışı da gösterebilir. Sınav dönemlerinde; kaygıları daha yüksektir. Başarılı olsa da hedefledikleri gibi başaramayacağı düşüncesi bu kaygı düzeyini daha da arttırmaktadır.

Yetişkinlik döneminde de mükemmel bir iş , mükemmel bir ilişki , eş, mükemmel bir çocuk hedefler. Bu sonuca ulaşmak için uzun yıllar gösterilen yoğun çaba bireyi zamanla yormakta ve fizyolojik ya da psikolojik rahatsızlıklar için zemin oluşturmaktadır.

Yaşamda sağlıklı , mutlu ve başarılı çocuklar / yetişkinler yetiştirmek isteyen anne – babalar ; çocuklarına güven duyduğunu ve onu her koşulda sevdiğini göstermelidir.

Onun farklı bir birey olduğunu, kapasitelerinin, ilgi ve becerilerinin ona özgü olduğunu unutmamalıdır. Anne ve baba çocuk için doğru bir model olmayı becerebilmelidir. Çocuğun kendi fikirleri aile içinde alınır ve karar çocuğa bırakılır. Kurallar aile içinde birlikte alınmalı ve bu kurallara ailenin her üyesi uymalıdır.

Psikolog Eda Gökduman
www.edagokduman.com

1 Ağustos 2009

HUZUR...

İlk doğduğum günden itibaren hep annemin sıcak kucağın da uyumuşum , o kadar çok sevmişim ki kucağını ,kendi yatağım da yattığım günler de hep huysuz uyanırmışım.. babam bir sabah bizi bu şekil de görüntülemiş.. burada 2 aylıkmışım sanırım...

Annem biraz rötuş yaptı :D o zaman ki gıdısı görünmesinmiş :))