LinkWithin

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin
DİNLENİYORUM BİRAZ... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DİNLENİYORUM BİRAZ... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2012

Takılar Bir Araya Gelsin :)

Benim ve tüm kadınların sahip olmak istedikleri bu aynayı ,görüşlerinize sunuyorum... hayır ben istemiyorum diyebilen var mı ? Ben bayıldım bu tasarıma :)

9 Şubat 2011

Çalışan Annelerin....çocukları


Güzel bir şiire rastladım bugün...
İçkiden bahsetmeden..içkinin çocuk üzerinde ki etkisi işlenmiş..
Aynı zaman da çalışan anneye özlem....
---------

Çocuktum daha
Uyuyan bir baba
Yavaşça yaklaşıyorum yanına
Yine biberonu yanında
Gözlerine de uyku çökmüş

‘’Seni seviyorum baba’’
Bir hışımla eli yanağımda
Sonra yuvarlanıyorum yatağın ayak ucuna

Elindeki biberon olmak vardı baba
Hiç değilse o hep yanında
Gözün gibi bakıyorsun ona
Neyimiz varsa veriyorsun da
Gerçi neyimiz kaldı geriye baba

Çocuktum daha
Uyuyan bir baba

Annemin elinde toz bezi
Sabah sekiz akşam yedi..
Pencere kenarlarında annemi bekleyerek çocukluğum geçti…
İşte sevimli bir haber
Annem,annem göründü biraz ötede
Koşarak açıyorum kapıyı,
Yorgun bir bedeni karşılıyor gözlerim

‘’Anne seni çok özledim’’

Yorgunum oğlum…(kızım)
Eski bir hayali yüzdürüyordum susuzlukta
Annemin elindeki çantada..
Babamın biberonu alınmış gazeteye sarılı masada
Gözlerim ufak bir çikolata arıyor ama..
Yok…

Babamın büyümesini bekleyene kadar
Ben rafa kaldırıyorum çocukluğumu…

Büyüdüm..
Şimdi tozlu raftan elimde kalan;
Babamın biberonu,
Annemin toz bezi,
Susuzlukta yüzdürdüğüm kırık dökük bir hayal..

Çocukluk benim dilimde
Babamın büyümeyişi,benim ise hiç küçülemeyişimdi

Mihrican KESKİN

25 Ekim 2010

Kadın Ne Zaman Vazgecer Bilirmisiniz ?


Peki bir kadın sevdiği kişiden ne zaman ve nasıl vazgeçer sizce? Bir kadının her şeyi ve tüm duygularını ardında bırakıp gitmesi hiç kolay değildir aslında!

Kadınlar ilişkilerine ve sevdiklerine çok daha fazla bağlıdır. Sonuna kadar savaşır bir kadın aşkı ve erkeği için, her türlü fedakârlığı yapar. Çoğu zaman karşılık göremese de sevmeye devam eder.

İçi acısa da, yüreği sızlasa da sevmekten vazgeçmez. Karşısındakine sevme güvenini o kadar hissettirmiştir ki, erkek kendinden emindir. Ne yaparsa yapsın kadının kendisini her daim seveceğini düşünür. Ama işte bu noktada yanılır. Bilmediği bir şey vardır kadınlar hakkında.

O da bir kadının kendisine yapılan her şeyi biriktirdiği ve unutmadığıdır. Bir anda olmaz bu karar veriş, günün birinde tüm duygularını da yanına alıp çeker gider kadın usulca erkeğin hayatından! Nereye mi? Kendisine sevgiyle açılmış gerçek bir aşka tabii ki…

Kadınların istediği sadece biraz ilgi ve şefkattir aslında! Siz hayata ne verirseniz o da size aynısını geri verir örneğinde olduğu gibi, karşınızdaki insana ne verirseniz ondan da o kadarını alırsınız.

Her şeyin tükendiği gibi, sevgiler de bir gün tükenir. Hiçbir şey vermeden sevilmeyi beklemek olmaz, olamaz! Ve bir gün gelir, sizi karşılıksız seven insan da yorulur artık.

Beklemekten ve böylesi bir sevgiden usanmıştır. Şarkıda da dediği gibi denemiştir defalarca kadın erkekten arta kalanlarla! Kendisini yalnız ve onsuz bıraktığı anlarda bile ona dönmüştür hep! Ama sevmek ilgilenmektir, bağlılıktır, güvendir, özveridir. Sevgi paylaşılınca güzeldir. İşte bu duygular yok olmuştur kadında zamanla.

Mantığı kalbinin önüne geçmiştir..
Bir kadın ne zaman gerçekten vazgeçer bilir misiniz dostlarım? Sevgisine karşılık alamadığını hissettiği zaman! Erkek kadının hala kendisini sevdiğini zannederken kadın çoktan sevgisini kalbine gömerek uzaklaşmıştır. Belki bu karar çok kolay olmamıştır, ikilemde kalmıştır uzun bir süre, amaçsızca sokaklarda dolaşmış ve düşünmüştür saatlerce!

Aklı sarsıntılarla yorgun düşmüş, bilinci kamaşmış ve bir kaosun ortasında bulmuştur kendisini. Ama en sonunda vazgeçme kararını vermiştir zor olsa da, bunu yaparken de dönüşe dair tüm kelimeleri lügatinden çıkarmıştır. Vazgeçmiştir belki kalbini arkada bırakarak, ama aklını yanına almıştır.

O yüzden bu kadar kolay gidebilmiştir.

Her seferinde bıraktığı açık kapılar artık kapalıdır sonuna kadar..

*alıntıdır

3 Haziran 2010

Mevlana der ki.....

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.

Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.

Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu
öğrendim.

Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını,
zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...

İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde
iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu
öğrendim.

İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.

Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendi m.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek
Gerektiğini öğrendim.

Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar
önemli olduğunu öğrendim.

Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...

Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek ge rektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.

Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek
olduğunu öğrendim.

Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da
“lezzet” kattığını öğrendim.

12 Nisan 2010

Erkek Dediğin..

Seni Elinin Tersiyle değil Avucunun İçiyle Kavrayacak.
Bileceksin Ki Emin Ellerdeyim,
Başkası Tutamaz Elimi Böyle.
Rahat Olacaksın Yanında,
Çok Konuşmayacak, Beynini Didiklemeyecek.
İnce Olacak; Seni Senin Kadar Düşünecek.

Erkek Dediğin, Sen Onu Merak Ettiğinde
Kendisine Hesap Soruluyor Havalarına Girmeyecek.
Senin İnceliğine Karşı Umursamaz Sözler Sarf Etmeyecek.

Erkek Dediğin, Kadının Sinirini Bozmayacak,
Cinlerini Tepesine Çıkarmayacak, Sanki Sen Onun İçin Varmışsın
Her Ne Zaman İstese Emrine Amadeymişsin, O Ne Yaparsa Yapsın
Her İstediğinde Yanında Elinin Altında Olacakmışsın Tiplerine Girmeyecek.

Erkek Dediğin, Sen Ona Sevgini Hissettirdiğinde,
Sen Ona Kayıtsız Şartsız Asıkmışsın Gibi Havalara Girmeyecek.

Erkek Dediğin İlgi Gördüğünde İlgiyle,
Sevgi Gördüğünde Sevgiyle Karşılık Verecek.
Erkek Dediğin, Sen Onun İçin Kendine Baktığında,
Sırf Ona Daha Güzel Görünmek İçin Giyinip Kuşandığında
Hiçbir Şey Olmamış Gibi Davranmayacak.

Erkek Dediğin, Ruhunu Okşamasını Bilecek.
Romantik Olacak Kimi Gün Habersizce Kucağında
Çiçeklerle Çıkıp Gelecek.
Özel Günleri Unutmayı Marifet Sanmayacak.

Erkek Dediğin, Kayıtsız Olmayacak Senin Bütün Zarafetine Karşı.
Gerçekten Seven Bir Kadın Sevgi Ve İlgi Bekler,
Erkeğine Verdiği Aşkın Karşılığında Küçük Bir Tatlı Söz,
Kısa Bir Mesaj, Bir Çağrı Bile Onu Mutlu Edebilir.

Erkek Dediğin Bütün Bunları Cebinden Para Harcıyormuş Gibi
Cimrilikle Yapmayacak.

Erkek Dediğin, Ben Aranmayı, Çok Aramayı Sevmem Demeyecek.

Erkek Dediğin, Her Şey Kendi İstediği Gibi Olsun İstemeyecek.
Sadece Kendi Caninin İstemesine Bağlamayacak Her Şeyi.

Erkek Dediğinin, Hissettiğiyle Yaptığı Şey Arasında Uçurum Olmayacak.

Erkek Dediğin, Cesur Olacak Cesur.
Seni Seviyorum Derken Korkmayacak,
Başka Şeylerin Arkasına Gizlenmeyecek.
Seviyorum Deyip Bir Sonraki Perdede Kaçmayacak,
Özlüyorum Diyorsa Gelecek, Kaybetmek İstemiyorum Diyorsa Kaybetmeyecek.

Erkek Dediğin Aşkına Sahip Çıkacak.
Korkak Olmaz Erkek Dediğin.

Erkek Dediğin sevecek..
Koyun Gibi Yatmayacak,
Bir An Önce Bitse Demeyecek.
Aşksız Yatmayacak Yatağa Ve
Sen Bunu Bileceksin.
Bir Baba Şefkatiyle Seni Alnından Öptüğünde Bileceksin Ki
Sevgisi Geçici Ve Zayıf Değildir.

Erkek Dediğin, Ve Sevgiyle Öptüğünde
Dudaklarından Bileceksin Ki Opusun Tek Sebebi Şehvet Değildir.

Erkek Dediğin Aldatmayacak. Aldatmak Basitliktir.
Seviyorum Diyorsa Aldatmaz Erkek Dediğin.

Aldatıyorsa Sevmiyor Demektir.

Erkek Dediğin Yakışıklı Olacak, Çekici Olacak Ama
Bundan Çok Daha Öte Bir Şey...

Erkek Dediğin, Zeki Olacak. Kadının Küçük Yalanlara,
Bahanelere İnanmayacağını, Kendisini Kendi Gibi Tanıdığını Bilecek.
Kadının Zekasını Küçümsemeyecek Kadar Zeki Olacak.
Zeki Olacak, Seni Bir Hamur Gibi Karmasını Bilecek, O Hamura Kendisini Katmasınıda.

Erkek Dediğin, Değerlerini Bir Anlık Hevesler Uğruna Satmayacak.
Namussuzluğunu, Ahlaksızlığını Ancak Ve Ancak Seninle Yataktayken
Kullanacak.
Yan Gözle Hatun Kesmeyecek, Üstüne Sevgili Edinmeyecek.

Erkek Dediğin Önce Sevecek. Kendini Sevmeyen Erkekten
Kimseye Hayır Gelmez.
Bir Bakarsın Ki Yıllar Sonra Bu Adamla
Ne Yatağa Sığıyorsun, Ne Toprağa...
Koluna Girip Gezmesini Bileceksin Gururla Koynuna Alıp Sevişmesini De.

Erkek Dediğin, Babalığını Da Bilecek, Ana-Babaya Hürmet Etmeyi,
Kadir Kıymet Bilmeyi, Vefakarlığı, Fedakarlığı. ..

Erkek Dediğin Seni Koruyacak,Kuşatacak .
O Nerede Olursa Olsun Seni Koruyacağını Bileceksin.

Pısırık Olmayacak Erkek Dediğin.

Erkek Dediğin Erkek Olacak Güzelim.
Seni Sadece Sen Olduğun İçin Sevecek.
Parayla Pulla, Kariyerle, Güçle, Kimin Ne Dediğiyle Hareket Etmeyecek.
Hem Sevgilin, Hem Arkadasın Olacak . .

2 Nisan 2010

Bende İzledim Sonun da...

Vizyona girdiği zaman izlemek istediğim filmlerden biriydi... ancak izleyebildim...
Çok beğendim..
İki ayrı hayatın..tek bir hayata dönüşmesi.. bu kadar güzel anlatılabilirdi..
Filmi izlerken... sevgiline.. eşine.. tekrar aşık olmak isteyebilirsin ;)

31 Mart 2010

YAPMADIKLARIMIZDAN BİTMİŞTİR AŞK…





Günün birinde bir çiçekle su karşılaşırlar bir kırda.
Tanırlar birbirlerini, tanıdıkça severler.
Çok mutludur çiçek, suya aşık olmuştur.
Hayatında ilk kez aşkı tatmaktadır.
Renk, renk açar, etrafına güzel kokular saçar,
Sırf suyun hoşuna gitsin diye…
Su da çiçeğe aşık olmuştur. Yine de biraz tedirgindir,
Çünkü ilk kez karşılaşıyordur bu duyguyla.
Günler geçer ve çiçek suyun kendisini,
Sevip sevmediğini düşünmeye başlar.
Su fazla ilgilenmemektedir çiçekle.
Oysa çiçek ilgisizliğe alışkın değildir.
Dayanamaz bir gün suya “SENİ SEVİYORUM” der.
Su da yanıt verir ona“BENDE SENİ SEVİYORUM”...
Ama yine ilgisizdir su, çiçek sabırlıdır.
Hep beklemektedir. Beklerken de sürekli suya
“SENİ SEVİYORUM” demektedir.
Su da hep aynı yanıtı vermektedir;
“BENDE SENİ SEVİYORUM”…
Solmaya başlamıştır çiçek.
Artık o neşeli, renk, renk açan,
Etrafa güzel kokular saçan çiçek yoktur.
Bir kez daha “SENİ SEVİYORUM” der çiçek suya.
Su aynı yanıtı verir; “BENDE SENİ SEVİYORUM”…
Yataklara düşer çiçek. Hastadır artık.
Eğilmiştir boynu.
Su çiçeğin başında beklemektedir ama
sevdiğine emin olduğu çiçeğin neden böyle hastalandığını bilmemektedir.
Yardım edememektedir.
Çaresiz bu işleri bilen birini çağırır su.
Bilge kişi gelip muayene eder çiçeği. Hüzünlüdür.
Çünkü çiçek artık kurtulamayacak noktaya gelmiştir.
Suya dönüp “Artık durumu ümitsiz” der.
Merak eder su, sevgilisi çiçeğin nasıl bu hale düştüğünü.
“Nedir benim çiçeğimi böylesine hasta eden şey?” diye sorar bilge kişiye.
Bilge kişi suya bakar cevap verir;
“Çiçek hasta değil, sadece susuz kalmış…”
Su anlar ki sevgiliye sadece “SENİ SEVİYORUM” demek yetmez.
Her aşk bir çiçektir aslında.
Her aşkın suya, besine ihtiyacı vardır.
Biz de öyle değil miyiz?
Aşkımız bittiği zaman “Neden bitti?” deyip
Kendi kendimizi yemez miyiz? Ve hep,
“Şöyle yaptım da ondan bitti” yada
“O böyle yaptı da ondan bitti” deyip kaparız aşkın perdesini.
Oysa yaptıklarımızdan değil
YAPMADIKLARIMIZDAN BİTMİŞTİR AŞK…

CAN DÜNDAR

19 Mart 2010

İyilik ve Kötülük ....


Yaşlı kızıldereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı.
Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.

Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğiydi bunlar.
Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin neden illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla, sordu dedesine: Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.

- 'Onlar' dedi, 'benim için iki simgedir evlat.'
- 'Neyin simgesi' diye sordu çocuk.
- 'İyilik ile kötülüğün simgesi.
Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.

Çocuk, sözün burasında; 'mücadele varsa, kazananı da olmalı' diye
düşündü ve her çocuğa has, bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:

- 'Peki' dedi. 'Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?'

Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa.

- 'Hangisi mi evlat? Ben, hangisini daha iyi beslersem!'

18 Şubat 2010

FOTOĞRAF BLOĞUM


Fotoğraf bloğumu açtım.. destekleriniz benim çok anlamlı ve çok önemli...

Beni Seven BURADAN gelsin :)))

2 Şubat 2010

16 Ocak 2010

NEY TAKSİMİ ...Gel gör beni aşk neyledi...

Son günler de dinlediğim bu ney taksimi beni dinlendiriyor...huzur veriyor..arkana yaslan..gözlerini kapat ve sadece dinle..



9 Aralık 2009

Tuncel Kurtiz - Kimi Öldürür Sevdiğini ...


müzik - ezel - oscar wilde nin Şiiri - tuncel kurtiz' izlesene.com

Kulak verin sözlerime iyice,
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimileri yaşlı iken öldürür;
Şehvetli ellerle öldürür kimi
Kimi altından ellerle öldürür;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez!!!

Oscar Wilde

6 Aralık 2009

Yüreğim Seni Çok Sevdi...




Güzel bir kitaptı...Nihayet bitti :) Uzun süredir elimdeydi , geçen gece inat ettim ve bitirdim..Okumanı tavsiye ederim..
Muratın , Aslı'ya duyduğu büyük aşk... uzak mesafeler.. ve aileler üzerine kurulu...
hayatın içinden bir hikaye yani....

4 Aralık 2009

Bir kadın gittiğin de.. yetim - öksüz çok olur...

Hürriyet'te karşılaştığım Bekir Coşkun tarafından kaleme alınan bu yazıyı çok sevdim.. sende okumak istermisin..

Kadınlar gittiğinde...


"Kadınlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde 'yetim-öksüz' kalan çok olur.

Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler...

Çekmecenin dibinde artık kimsesizdir eski tarak.

Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.

Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.

Sık sık boynunu büker 'sarıkız'.

Teki kalmış o eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.

Balkon artık sessizdir.

Koridor kimsesiz.

(.......)

Bir kadın gittiğinde...

Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci...

Bir anne gider...

Bir dost...

Bir arkadaş...

Bir sevgili...

Ne çok kişi yok olur aslında, bir kadın gittiğinde..."

Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.

Kapı eşiğindeki 'Dikkat et...'ler duyulmaz, annesi gitmiştir 'geç kalma...'nın.

Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.

Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında. Ve bir kadın gittiğinde pek çok 'yetim' bırakmıştır arkasında..."

28 Kasım 2009

BUNLAR BAYRAMDIR ASLINDA..

Sevgili Blog arkadaşım Nurhan blogun da bu yazıyı paylaştı ve ben çok beğendim.Blogum da yer almasını ve senin de okumanı çok istedim...

-----------------------

"Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık...
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.

Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle...
Vuslat da bayramdır öte yandan...


Endişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda ansızın sesini duymak,
deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır.

En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek,
korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.

"ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...

Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram..."


7 Kasım 2009

Aşık Veysel ŞATIROĞLU- Dostlar Beni Hatırlasın

Doğayı uyuttum , odasını topluyorum..
PC de..Aşık Veysel.. aşağıda ki şiirini okuyor , devamın da türküsünü sazı ile birlikte söylüyor. Çok severdim.. daha çok sever ve dinler oldum..
Arkadaşım.. kardeşim.. İlhan'a gitsin bu gece bu türkü.. Canım kardeşim.. her neredeysen.. huzur içinde olman için dua ediyorum..

DOSTLAR BENİ HATIRLASIN


Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın.
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın


Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han, konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın


Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın


Ne gelsemdi, ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın


Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın


Gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın



29 Ekim 2009

İçimden Geldiği Gibi...


Küçücük ellerini usulca soktun ellerimin içine...

Hastasın minik kurbaam..

Gözlerin daha yorgun ,daha bitkin bakıyor ama..

Sevgi dolu bakışların hep aynı küçük cadım..


Sabah teyzelerine söyleyebilmek için giydiğin cicilerin hala üzerin de..
Üzerin de olmayan.. sabah ki neşen..

" Birazcık ateşim mi var annecim ? " diye soruyorsun..

Var birtanem , senin birazcık ateşin var.. ama seni hasta görünce.. benim kalbim alev alev ..
Uyudun kucağımda..yatağına bırakırken seni..öpücük kondurdum , sıcak alnına..
Güzel şeyler gör bebeğim.. seni çok seven anneni , seni çok seven babanı gör meleğim..

Canımızsın...

28 Ekim 2009

KATILMANI ÇOK İSTERİM..


Belli dönemler de bana gelen mimleri keyifle yanıtladım.. Beni mimleyen arkadaşlarımın beni önemsediklerini ve sevdiklerini düşündüm bu yüzden.
Aşağıda ki sorular mim değil.. Beni ziyaret eden arkadaşlarımın blogum , kızım ve benim hakkım da düşündüklerini öğrenme isteği.. belki kendimle yüzleşme, yanlışlarımı görme .. belki de.. yazılanlar yüzünden kendime biraz daha güvenme ve gülümseyerek devam etme arzusu..


Beni bu sınavda yanlız bırakma olur mu ..

Katılmak istersen eğer , bu soruları yorum bölümün de yanıtlaman yeterli..



1. Bloguma " şeker kokulu doğa ile yaşam " demeseydım.. ne isim verirdin ?


2. Burada yayınladığım konular arasında en çok dikkatini çeken kategori hangisi ?


3. Blogda nasıl bir anne- kız görüyorsun ?


4. Blogun da bu olmasa aslında daha ıyı olur ,dediğin bir şey var mı ?


5. Blogun da bu mutlaka olmalı dediğin bir şey var mı ?


6. Blogumun şablonu içeriğine uygun mu ?


7. Yazılarımı samimi buluyormusun ?


8.Beni izleme kararını neden aldın ?


9. Bu zamana kadar yaptığım paylaşımlarda üzerinde bıraktığım izlenim ne oldu ?