Minik kurbaam , ben harıl harıl çalışırken benım makinamla bir kaç kare çekmek istedi , işte ikisi :) Fena değil sanki teyzeleri..kızım da acemi fotografcı olmasın başıma :)
Ne güzel bir şarkıydı hatırlarsın sen de.... " sen geçerken sahilden sessizce...gemiler kalkar dı yüreğimden sessizce..." bu da benim sessiz gemim......
İlk durak izmir..İki sevgili batan güneşe inat..hararetle sohbete devam ediyor..
İzmir Aliağa , danone fabrikasının bahçesi... İşçilerin taktıkları bonenin için de iki kuş yumurtası ........
"..........Arzularım prangalı sanki Duygularım meçhulün pençesinde. Paslanmakta düşlerim Amaçsız boş bir hayat endişesinde. Nedenini haykıracak gücüm yok tüm bunların. Bitmiş arayışım yitik sevgilerde. Benliğimi noktalayıp karanlıklara, Gideceğim bir bilinmeyene. Arkadaş olmayacağım artık yıldızlarla Dinlemeyeceğim trenlerin sesini gecelerde, Dinlemeyeceğim yağmurları bir şarkı gibi. Sen yeşerince......"
siyah -beyaz bir filmdi Papatya. sarı -beyaz mı olmalıydı yoksa. bir kanto çalmalıydı, Papatya çıkmalıydı sahneye, beyaz ve ince. duvarda siyah beyaz bir afiş; Papatya,burada yarın yirmiotuzda. gece yarısı sislerin arasında, sarı-beyaz renkler olmalıydı fonda. sabaha kadar, papatya kokmalıydı meyhane. ve tango, Papatyayla.. -------------------------------
Doğa'yı iyileştirdim ( sayılır) , okula gönderdim , iş yerine geldim...
Çektiğim papatya fotoğraflarına baktım , keyfim yerine geldi...
Bloğuma yazayım dedim... yorum yazan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim , bu papatyalar sizler için.....