11 Mart 2009
10 Mart 2009
Doğa'nın Yedikleri - PUDİNG
Puding yemeyi çok seviyorum , annem pudingi evde yapmaya başladı artık , önceden dışarıdan aldığımız hazır pudingleri yiyordum , annemin bulduğu bu basit tarif sayesin de istediğim her an puding yiyorum.
Tarifini sana da vermek istiyorum , sende küçük meleğinle birlikte evde hazırlanmış pudingi yeme şansına sahip olabilirsin.

*1 kg.soğuk süt *11 çorba kaşığı toz şeker *2 çay bardağı un
*1 pk.vanilya *3 çorba kaşığı kakao *125 gr.tereyağ veya margarin, Hindistan cevizi rendesi.
NASIL YAPTIK :
Hiç topak kalmaması gerekliymiş , birazda ben yardım ettim .
Sütün tamamını ve 11 çorba kaşığı şekeri ekledi ve ağır ateşte tel çırpıcı yardımıyla sürekli karıştırarak pişirdi.
Soğumaya bıraktık , yağı ilave edip , mikserle 10 dk.çırptık.
Kuplara boşaltma işini ben üstlendim :) Şu an dolapta bekliyorlar , akşam babam için çok güzel bir sürpriz olacak. Üzerine istersen hindistan cevizi rendesi ekleyebilirsin..
Sana ve küçük meleğine kolay gelsin :)
BAK BUNLAR BENİM ARKADAŞLARIM
EĞİTİCİ KİTAPLARIM - DİNİ
Annem bu kitapları ileride ki yaş dönemlerim de faydalanmam için almış , her konuyu işlediğimizi , dinimizi doğru öğrenmenin de çok önemli olduğunu söyledi , kitaplarımı incelemek istermisin ?
LOLİPOP VE BENNN
Evettt işte bu tam da aradığım şeyyy :) Bir daha ki doğum günüm de arkadaşlarıma nasıl bir sürpriz yapacağım sanırım belli oldu :) Nezihe teyzem ne diyebilirim ki... " sen harikasın :) " 

9 Mart 2009
EĞİTİCİ KİTAPLARIM - KÜÇÜK KURBAĞA
Bu kitap benim en sevdiklerim arasın da yerini çoktan aldı ,her zaman annem arkadaşlarına benim kitaplarla içli dışlı olmamı istediğini söylermiş ,ben bebekken sürekli kitap okurmuş :) sanırım bu yüzden ben de çok sevdim kitapları , ne zaman annemle dışarıya çıksak kitapsız dönmüyoruz. Bu kitapla ilgili daha çook söyleyeceklerim var devamını okuya tıklarmısın :)
Kitabım da tam üç tane hikaye var , Küçük Kurbağa, Akıllı Kuzu ve Geyiğin Boynuzu, annem bu kitapta birlik ve beraberliğin ve kendime olan özgüvenimin anlatıldığını söyledi ve o kadar güzel bir üslupla yazılmış ki annem okurken hiç sıkılmıyorum , çok keyif alıyorum.
Sadece bu kadarla da kalmamışlar , el göz koordinasyonumu ve görsel materyallerimi kullanabilme yeteneğinimi geliştirmek için yapboz yerleştirilmiş içine , her hikayenin kendine ait altı parçadan oluşan yapbozu var. Henüz kendim okuyamıyorum ama yapbozu tek başıma kolayca yapabiliyorum.
Sende meleğine bundan mutlaka almalısın.
8 Mart 2009
BİLDİĞİM ÇOCUK ŞARKILARI
- ALİ BABANIN ÇİFTLİĞİ
Ali Babanın bir çiftliği var, Çiftliğinde kuzuları var
Mee meee diye bağırır Çiftliğinde Ali babanın
Ali Babanın bir çiftliği var , Çiftliğinde arıları var
Vızzz vızzzz diye bağırır , Çiftliğinde Ali Babanın.
Ali Babanın bir çiftliği var ,Çiftliğinde inekleri var
Möö mööö diye bağırır ,Çiftliğinde Ali Babanın .
Ali Babanın bir çiftliği var ,Çiftliğinde tavukları var .
Gıt gıt gıdak diye bağırır Çiftliğinde Ali Babanın .
- ANNEM
Küçücükken başucumda bana ninni söylerdin,
Sabahları uyanınca beni okşar severdin.
Benim annem güzel annem beni al dizlerine,
Kucağında okşa beni,ninniler söyle yine
Bugün hala kulağımda,çınlıyor tatlı sesin
Benim annem güzel annem kalbimin neşesisin
- ARILAR (RONT)(Hep birden)
Yaz geldi çiçekler açtı,arılar hep çalışır.
Arı vız vız, arı vız vız vız, arı vız vız vız diye çalışır.
(Arılar)Önce menekşeyi koklar ,sonra gülü emeriz.
Çiçek balını, çiçek balını,çiçek balını biz çok severiz.
(Arılar)Balmumu yüklenir, kovanımıza döneriz.
Arı evini, arı evini arı evini mumla öreriz.
(Kovan)Fırtınalı, kışın karlı buzlu günde,
Arı uyuklar,arı uyuklar, arı uyuklar soğuk havada.
(Çiçekler)Yaz geldi nazlı çiçekler, güzel güzel açalım.
(Arılar)Haydi arılar, haydi arılar biz de kıra kaçalım.
- ELLERİM TOMBİK TOMBİK
Ellerim tombik tombik Kirlenirse ne komik
Kirli eller sevilmez , güzelliği görülmez
Saçlarım bakım ister , hele dişler,hele dişler
Kirlenmesin kulaklar ,uzamasın tırnaklar
Çok koşup da terleme ,soğuk sulardan içme
Sonra hasta olursun arayıp doktoru bulursun
Doktor gelir odana iğne yapar popona,
Ay ay diye bağırma , koşup anneni çağırma.
- BAŞ PARMAK
Sağ elimde beş parmak ,sol elimde beş parmak
Say bak, say bak, say bak , hepsi eder on parmak.
Sen de istersen say bak say bak.
3 Mart 2009
ADIMI YAZABİLİYORUMM
2 Mart 2009
UPTOTEN - BENİM EN SEVDİĞİM SİTE

Ben çok küçükken annem bu siteyi keşfetmiş ve beni üyesi yapmış , yabancı dile yatkınlığım biraz da bu sitenin sayesin de olmuş , annem böyle diyor yani :)
Çok güzel ingilizce şarkılar , oyunlar , etkinlikler var , küçük meleğin için ideal bir yer bence , üyelik ücretli, üye olmadan da sınırlı şekilde faydalanabiliyorsun. Doğum günüm de beni unutmamışlar ve bir kart yollamışlar görmek istermisin ?
Sitenin adresi de bu ; )
ETKİNLİKLERİM DEVAM EDİYOR
ESKİYE DAİR...
Annemin forumundan Melek Teyzem cok güzel bir yazı paylaşmış , annem çocukluğumuz ne güzeldi diyerek , gözleri nemlenerek okudu bu yazıyı , benim için üzülüyor , keşke bu şekilde yaşayabilseydin çocukluğunu diyor , sende bu günleri özlüyorsundur belki ..
Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi. Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.
En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi. Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine girip gelen ( ki sadece çişi gelen giderdi evine ) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu.
Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi. Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştılırdık. Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık
Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık. Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık. Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik. Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim. Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki. Komşumu tanımıyorum ama evinin camında, temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum. Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var içinde yaşayan yok. Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok. Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..
Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu. Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir. Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür.
Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Her toplum haketiği gibi yönetilir derler ya, hakettiği gibide yaşar diyelim mi ?
Buradan ŞEKERKOKUSU.COM A ULAŞABİLİRSİN
1 Mart 2009
ETKİNLİK DOSYAMDAN ÖRNEKLER
BU SİTEYE BAYILDIM
SULU BOYA VE OYUN HAMURLARIM
Amaç : Renkleri tanıma ve ayırdetme becerisini geliştirebilme çeşitli malzemeler ve özellikleri ile ilgili bilgi sahibi olma.
Materyal : 2 fincan un , 3/4 fincan tuz, 1 yemek kaşığı yağ, 1/2 fincan su
Uygulama : Çocuklara önce oyun hamuru yapacaklarını söyleyin.
Çocuklara bu malzemeleri karıştırmaları için yardım edin. Eğer hamur çok yumuşak olursa, un veya tuz ekleyin, çok katı olursa su ekleyin. Çocuklara iyice yoğurmaları söyleyin. Elleriyle oyun hamurunu yuvarlamalarına, çeşitli modeller çıkarmalarına yardımcı olun. Daha sonra hamurlarını parçalara ayırarak kırmızı, sarı, mavi gıda boyasını hamurlara karıştırmalarını isteyin.
Böylece çocuklar kendi sonuçları kaydedebilirler.













