1 Haziran 2009
ÇOCUK VE ÖLÜM KAVRAMI
İnternette araştırma yaparken oldukça gerekli olan bir konuya rastladım , çocuklarımıza yazıda belirtilen konuları anlatırken , anne -baba olarak zorlandığımız , hatta ne diyeceğimizi bilemediğimiz durumlarla karşı karşıya geliyoruz. Bu konuda bize rehber olacak bu yazı ve kitapları seninle de paylaşmak istedim.
--------------
Dört buçuk yaşındaki Gürhan, babasının kullandığı arabanın arka koltuğundan etrafı seyrediyordu. Araba İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'nın ağaçların yükseldiği kapısının önünden geçerken Gürhan "Bu ağaçlar da ne" diye sordu.
Baba, oğlunun aklına kötü fikirler sokmamak için kapının ardında büyük bir park olduğunu söyledi. Ancak cevaptan tatmin olmayan Gürhan daha büyük bir merakla sordu: "Parkın içinde mezarların ne işi var?"
Çocuklar, kuşaktan kuşağa daha hızlı yaşanan değişimle sandığımızdan çok daha fazlasını biliyor artık. Psikologlar ve pedagoglar ilkokul öğretmenlerinin bazı çocukların hiç ilgisini çekmemesini ve ergenlik yaşının yıldan yıla düşmesini buna örnek gösteriyorlar.
Gürhan'ın yaşıtları, farklı iletişim araçlarının etkisiyle artık ölüm, şiddet, aşk, ayrılık gibi büyüklerin tekelinde görünen kavramlarla daha haşır neşirler. Oysa Batı'dakinin aksine Türkiye'de çocuk kitapları hâlâ masal boyutunun ötesine geçemiyor.
Çocuk kitabı yayımlayan yayınevleri, yazarlar ve ilgili uzmanların çoğu böyle bir sıkıntının farkında. Bazıları ise şimdiden daha cesur adımlar atıp çocuklara hayatın gerçeklerini uygun bir dille anlatan kitaplar sunmaya başladı.
Elbette bu kitapların büyük çoğunluğu çeviri. Aralarında en çarpıcılarından biri ise İletişim Yayınları'ndan baharda piyasaya çıkacak "Ente, Tod und Tulpe" (Ördek, Ölüm ve Lale). 2007'de Almanya'da basılan ve 2008'deki Frankfurt Kitap Fuarı'nda yayıncılar arasında efsane haline gelen eser Wolf Erlbruch imzalı. Erlbruch, bir ördeğin canını almaya çalışırken onunla arkadaş olan ama doğasını da kaybetmemeye çalışan ölümün (ya da Azrail) hikâyesini anlatıyor.
Çizimleriyle dikkat çeken kitapta ördek ve ölüm birlikte gölde yüzüyorlar, ördek üşüyen ölümün üstüne yatıp onu ısıtıyor, ölüm hakkında konuşuyorlar. Nihayet karlı bir gece ölüm ördeğin canını alıyor ve üzerinde bir laleyle onu nehre bırakıp gözden kayboluncaya kadar arkasından bakıyor. Verilen mesaj: Ama yaşam da böyle bir şey değil mi?
Beş yaş ve üzerine tavsiye edilen kitap için yayınevi editörü Bahar Siber, "Ticari anlamda, yüksek satış rakamlarına ulaşmasını beklediğimiz bir kitap değil. Yayın programına alırken kitabın bir açığı dolduracağınıdüşündük. Ama okuyanlar, iyi ki okumuşum diyecek" diyor.
Siber'in bahsettiği açık, Türkçe'de ölüm hakkında çocuklara yönelik herhangi bir metin bulmanın güçlüğü.
Batı'dakilerin, genelde ölümü dini perspektiften ya da gerçeküstü ve masalsı anlatıyla açıklama eğiliminde olduğunu belirten Siber, "Ördek, Ölüm ve Lale"nin çocuk edebiyatında ilk defa ölüme felsefi yorum getirdiğini söylüyor.
Ölüm temasına el atan bir başka yayınevi 2006'da faaliyete geçen Redhouse Kidz Çocuk Kitapları. Yayınevinin yayımladığı İspanyol kökenli "Hatırlıyorum" adlı kitapta iyice yaşlanan köpeği hastalanarak ölen bir çocuğun duyguları anlatılıyor.
Dört yaş ve üzerine önerilen kitabın yazarı sosyal hizmetler uzmanı Jennifer Moore-Mallinos, "Bu bilgiler onların daha iyi seçim yapmalarına, daha iyi karar vermelerine ve yaşamın bazı gerçekleriyle başa çıkmaları için gerekli araçları sağlamalarına yardımcı olacak" diyor.
Mallinos'un bir başka kitabı "Sır Versem Saklar mısın" çocuk tacizine değiniyor: "Biri sana rahatsız edici bir şekilde dokunsa ve kendini kötü hissetmene neden olsa bunu sır olarak saklar mıydın?"
Aynı yazara ait diğer iki kitap, "Annemle Babam Arkadaş Olduklarını Unutunca" ve "Kayıp Çocuk Odası." İlkinde, uzun tartışmalar sonunda babası evden bavullarını alıp giden; ikincisinde annesini kaybeden çocukların hikâyeleri var.
Yayınevinin yönetmeni Defne Tokay, yetişkinlerin çocuklarla iletişimde zorlandıkları, aynı şekilde çocukların da anlamlandırmakta özellikle zorlanabilecekleri bir çok durum ve his olduğunu, kitap yayımlamak için bunlar arasından dört alanda karar kıldıklarını belirtiyor:
Boşanma, ölüm, halka açık/kalabalık yerlerde kaybolma, iyi sır-kötü sır ayrımı.
Sonrasında bu kitapları, metinlerinin ve çizimlerinin, hedeflenen yaş grubundaki çocukların ruh sağlığı ve gelişimi açısından uygunluğunun test edilmesi için Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün (DBE) Çocuk Birimi'ne göndermişler. Onay alıp yayımlamışlar.
--------------
Dört buçuk yaşındaki Gürhan, babasının kullandığı arabanın arka koltuğundan etrafı seyrediyordu. Araba İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'nın ağaçların yükseldiği kapısının önünden geçerken Gürhan "Bu ağaçlar da ne" diye sordu.
Baba, oğlunun aklına kötü fikirler sokmamak için kapının ardında büyük bir park olduğunu söyledi. Ancak cevaptan tatmin olmayan Gürhan daha büyük bir merakla sordu: "Parkın içinde mezarların ne işi var?"
Çocuklar, kuşaktan kuşağa daha hızlı yaşanan değişimle sandığımızdan çok daha fazlasını biliyor artık. Psikologlar ve pedagoglar ilkokul öğretmenlerinin bazı çocukların hiç ilgisini çekmemesini ve ergenlik yaşının yıldan yıla düşmesini buna örnek gösteriyorlar.
Gürhan'ın yaşıtları, farklı iletişim araçlarının etkisiyle artık ölüm, şiddet, aşk, ayrılık gibi büyüklerin tekelinde görünen kavramlarla daha haşır neşirler. Oysa Batı'dakinin aksine Türkiye'de çocuk kitapları hâlâ masal boyutunun ötesine geçemiyor.
Çocuk kitabı yayımlayan yayınevleri, yazarlar ve ilgili uzmanların çoğu böyle bir sıkıntının farkında. Bazıları ise şimdiden daha cesur adımlar atıp çocuklara hayatın gerçeklerini uygun bir dille anlatan kitaplar sunmaya başladı.
Elbette bu kitapların büyük çoğunluğu çeviri. Aralarında en çarpıcılarından biri ise İletişim Yayınları'ndan baharda piyasaya çıkacak "Ente, Tod und Tulpe" (Ördek, Ölüm ve Lale). 2007'de Almanya'da basılan ve 2008'deki Frankfurt Kitap Fuarı'nda yayıncılar arasında efsane haline gelen eser Wolf Erlbruch imzalı. Erlbruch, bir ördeğin canını almaya çalışırken onunla arkadaş olan ama doğasını da kaybetmemeye çalışan ölümün (ya da Azrail) hikâyesini anlatıyor.
Çizimleriyle dikkat çeken kitapta ördek ve ölüm birlikte gölde yüzüyorlar, ördek üşüyen ölümün üstüne yatıp onu ısıtıyor, ölüm hakkında konuşuyorlar. Nihayet karlı bir gece ölüm ördeğin canını alıyor ve üzerinde bir laleyle onu nehre bırakıp gözden kayboluncaya kadar arkasından bakıyor. Verilen mesaj: Ama yaşam da böyle bir şey değil mi?
Beş yaş ve üzerine tavsiye edilen kitap için yayınevi editörü Bahar Siber, "Ticari anlamda, yüksek satış rakamlarına ulaşmasını beklediğimiz bir kitap değil. Yayın programına alırken kitabın bir açığı dolduracağınıdüşündük. Ama okuyanlar, iyi ki okumuşum diyecek" diyor.
Siber'in bahsettiği açık, Türkçe'de ölüm hakkında çocuklara yönelik herhangi bir metin bulmanın güçlüğü.
Batı'dakilerin, genelde ölümü dini perspektiften ya da gerçeküstü ve masalsı anlatıyla açıklama eğiliminde olduğunu belirten Siber, "Ördek, Ölüm ve Lale"nin çocuk edebiyatında ilk defa ölüme felsefi yorum getirdiğini söylüyor.
Ölüm temasına el atan bir başka yayınevi 2006'da faaliyete geçen Redhouse Kidz Çocuk Kitapları. Yayınevinin yayımladığı İspanyol kökenli "Hatırlıyorum" adlı kitapta iyice yaşlanan köpeği hastalanarak ölen bir çocuğun duyguları anlatılıyor.
Dört yaş ve üzerine önerilen kitabın yazarı sosyal hizmetler uzmanı Jennifer Moore-Mallinos, "Bu bilgiler onların daha iyi seçim yapmalarına, daha iyi karar vermelerine ve yaşamın bazı gerçekleriyle başa çıkmaları için gerekli araçları sağlamalarına yardımcı olacak" diyor.
Mallinos'un bir başka kitabı "Sır Versem Saklar mısın" çocuk tacizine değiniyor: "Biri sana rahatsız edici bir şekilde dokunsa ve kendini kötü hissetmene neden olsa bunu sır olarak saklar mıydın?"
Aynı yazara ait diğer iki kitap, "Annemle Babam Arkadaş Olduklarını Unutunca" ve "Kayıp Çocuk Odası." İlkinde, uzun tartışmalar sonunda babası evden bavullarını alıp giden; ikincisinde annesini kaybeden çocukların hikâyeleri var.
Yayınevinin yönetmeni Defne Tokay, yetişkinlerin çocuklarla iletişimde zorlandıkları, aynı şekilde çocukların da anlamlandırmakta özellikle zorlanabilecekleri bir çok durum ve his olduğunu, kitap yayımlamak için bunlar arasından dört alanda karar kıldıklarını belirtiyor:
Boşanma, ölüm, halka açık/kalabalık yerlerde kaybolma, iyi sır-kötü sır ayrımı.
Sonrasında bu kitapları, metinlerinin ve çizimlerinin, hedeflenen yaş grubundaki çocukların ruh sağlığı ve gelişimi açısından uygunluğunun test edilmesi için Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün (DBE) Çocuk Birimi'ne göndermişler. Onay alıp yayımlamışlar.
29 Mayıs 2009
BEN BİR KÜÇÜK ARIYIM - ŞARKI
Doğa benim söylediklerimi anlamaya başladığı aylarda , kendi uydurduğum bu şarkı, vücudumuzu tanıması konusun da çok yardımcı oldu.
Çok erken dönem de , burun ,göz,kulak,saç ,kol gibi bölümlerini öğrendi ve tekrar etti.
Seninle de paylaşmak istedik,umarım işine yarar.
Seninle de paylaşmak istedik,umarım işine yarar.
ARI ETKİNLİĞİM




Nezihe Teyzemin blogun da görüp beğendiğim arı etkinliğini ,biraz daha farklı malzemeler kullanarak , bir iki ekleme yaparak çalıştım bugün.
Evde bulunan artık kumaştan kanatlarını,renkli tellerden antenlerini çalıştım. Arı iğnesiz olmaz diyerekkk bir de fon kartonundan iğne ekledim :) Sevimli olmuş değil mi ? :)
Evde bulunan artık kumaştan kanatlarını,renkli tellerden antenlerini çalıştım. Arı iğnesiz olmaz diyerekkk bir de fon kartonundan iğne ekledim :) Sevimli olmuş değil mi ? :)
27 Mayıs 2009
KARINCA ETKİNLİĞİM
Gece korku için de uyandım , çok sık karınca kabusu görüyorum. Bir çoğunuza sevimli gelen karınca nedense bana gelmiyor ve korkutuyor.
Bu korkumu yenmek için annem Meraklı Minik Dergisinin bu sayısın da yer alan karıncayı ,etkinlik olarak yapmak isteyip istemediğimi sordu.
Çokta gönüllü olmadan evet dedim , faaliyetten sonra aslında karıncaların hiçte o kadar korkutucu olmadığını görüyorum,sence de çok sevimli değil mi :)
Çokta gönüllü olmadan evet dedim , faaliyetten sonra aslında karıncaların hiçte o kadar korkutucu olmadığını görüyorum,sence de çok sevimli değil mi :)
26 Mayıs 2009
YASTIK KILIFINDAN ELBİSE
Annem artık sadece iki dk süren bir çalışmadan sonra bana bir elbise yapabilecek ,inanmıyormusun :) İzle o zaman
PEEKARU - BEBEKLER ÜŞÜMESİN
İnternet sitelerini dolaşırken annemin rastladığı bu şey , çok ilgimizi çekti öğrendik ki sadece bizim değil bütün dünya annelerinin ilgisini çekmiş :)
Kanguruların bebeklerini nasıl taşıdığını annem anlatmıştı ama annelerin de bu yöntemi kullandığından hiç bahsetmemişti :) süper bir fikir değil mi sence de.
Babaanneme söyleyeyim de bana da diksin :D


PEEKARU hakkın da daha detaylı bilgi almak istersen tıkla..


PEEKARU hakkın da daha detaylı bilgi almak istersen tıkla..
İSTANBUL,CAMİ ve ÇOCUKLAR
"Bir yerin adına denmişse TÜRK beldesi ,gözlerim ALBAYRAK arar,kulaklarım EZAN sesi"
Annemin en sevdiği sözlerden biri bu.
Annemin en sevdiği sözlerden biri bu.
25 Mayıs 2009
NEFİS DOĞA KURABİYE


Neler mi Ekledim ?
125 gr oda sıcaklığında tereyağ
Bir su bardağı damla çikolata
Yarım su bardağı pudra şekeri
Bir tatlı kaşığı tarçın
İki yemek kaşığı h.cevizi
Bir adet yumurta
Bir paket kabartma tozu
Alabildiği kadar un
Nasıl mı yaptım ?
Terayağ ve Pudra şekerini karıştırdım .
İçine bir yumurta , bir paket kabartma tozu, alabildiği kadar un ekleyip , kulak memesi yumuşaklığında hamur elde ettim.
Sonra tarçın , hindistan cevizi , kuru üzüm , bildiğimiz ceviz içi , damla çikolata ekleyip yoğurdum , ceviz büyüklüğün de parçalar kopardım , yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizdim.
175 derece 20 dk pişirdim.
Şu an yiyorum ve enfessss olmuş :D
KUZENLERİM VE BEN
YUMURTA KOLİSİNDEN TİMSAH YAPTIM
HOROZ KUKLAM
KALIPLARLA RESİM
OYUN HAMURUMDAN RUJ YAPTIM :)
Ben sürekli oyun hamurlarımın kapaklarını kapatmadığım için , hamurlarım kuruyor ve oynanmayacak hale geliyordu. Annem uzuuuuuun süre bana oyun hamuru almadı.Bu uygulama sanırım oyun hamuru ile oynamanın kıymetini anlamam içindi ve işe yaradı. Yeni aldığım oyun hamurlarımla kendime ruj yaptım :)) Anneme gerçeği için yalvarsam da henüz çok erken olduğunu söyledi :) bende hamuru ile idare ederim artık ;)


Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












