LinkWithin

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin

2 Haziran 2009

Sibel Sonmaz ile Gözden Kaçanlar - Haziran 2009

Sibel Abla, bu kez Türk resminin öyküsünü anlatıyor.
Çocuklarla birlikte koleksiyoncu gibi düşünüp, bir sihirbaz gibi, tablolarda gözden kaçan ayrıntıların peşine düşüyor.
"Neden resim yapıyoruz?" sorusunun yanıtlarını ve bize resim yaptıran şeyleri arıyor. Sibel Abla'ya her etkinlikte başka bir sanatçı eşlik ediyor.
Etkinliğe katılmak isteyenler, aşağıdaki günlerden birinde, 11:00 ya da 14:00 saatlerini seçebiliyor.
(Ücretsiz programlar; 5 – 6, 7 – 8, 9 – 10 ve 11 yaş üstü çocukların katılımı için uygundur.)

Mekan: Sakıp Sabancı Müzesi
Gişe Tel: Hafta içi, 9:00 – 18:00 saatleri arasında
(0216) 367 84 37 numaralı telefondan SÖZ Danışmanlık'tan kayıt yaptırabilirsiniz.
Ücret: Ücretsiz
Tarih: 06 Haziran 2009, Cumartesi; Saat: 11:00 ya da 14:00
20 Haziran 2009, Cumartesi; Saat: 11:00 ya da 14:00

Minifest Çocuk Şenliği - 2009 Haziran ayı

Minifest Çocuk Şenliği

İKSV’nin artık gelenekselleşen Çocuk Şenliği Minifest; bu yıl Kadıköy Belediyesi’yle işbirliğinde 5 Haziran Cuma ve 6 Haziran Cumartesi günleri ilk defa Kadıköy yakasında Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda gerçekleştiriliyor.

Minifest; 3–12 yaş arasında çocuklara sunduğu çeşitli sanat dallarındaki etkinlikler ve atölye çalışmalarıyla geleceğin sanatseverlerini ve sanatçılarını yetiştirmeyi hedefliyor.

Mekan: Kadıköy Selamiçeşme
Tarih: 05 Haziran 2009, Cuma; Saat: 10:00-17:00


06 Haziran 2009, Cumartesi; Saat: 10:00-17:00
Ücretsiz

Sizde Bir Çocuğumuzu Doyurun

Sizde Bir Çocuğumuzu Doyurun detay için lütfen tıkla..

Savaş Çocukları - SİT NENE

Sit Nene 'nin masalları

Merak ettiysen eğer Savaş Çocukları Bloğunu ziyaret et lütfen. Her zaman ki duyarlılıkları ile yine çok güzel bir çalışmanın duyurusunu yapmışlar.
Başarıları daim , yolları açık olsun...

Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği

Babam göndermiş bu maili, seni de haberdar etmek istedik. Denizlerimiz ve denizler de yaşayan canlılarımız her geçen gün kirleniyor ve tükeniyor. Sanırım bize , gelecekte ki kuşaklara bırakmak için , bırakılacak bir gelecek kalmayacak :(







Dört yılı aşkın bir süredir sürdürdüğümüz Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi çalışmalarının öncelikli hedefi ilköğretim öğrencileri olmuştur. Elde edilen verilerin uygun ve anlaşılır hale getirilmesi yoluyla ilköğretim kurumlarında birçok eğitim ve bilinçlendirme seminerleri düzenlenmiştir. Sualtı filmlerinin başı çektiği görsel içerik ile gerçekleştirilen sunumların yanı sıra çeşitli etkinliklere miniklerin katılımı ve etkinlik alanlarındaki çalışmaların bir parçası olmaları sağlanmıştır.

2005 yılında Çevre Günü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte yaklaşık 1500 minik katılımcı ile bir arada çevreye saygı yürüyüşü, açık hava sergisi gezisi, hediye çekilişleri gibi yoğun içerikli bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma sonrasında geleneksel bir şenlik fikri şekillenmeye başlamış; geçen zaman içinde fikir 2007 yılında “I. Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği ile hayata geçirilmiştir

PROGRAM ve İÇERİK
Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği ağırlıklı olarak görsel öğelere öncelik vermekte ve daha da önemlisi aktif katılımı hedeflemektedir. Şenliğin içeriği tamamen bu perspektiften yola çıkılarak hazırlanmıştır.

5 Haziran 2009 Ortaköy

İçerik

1. Açık Hava Fotoğraf Sergisi

2. Sualtı Kısa Film Gösterimleri

3. Sualtı Temizlik/Örnekleme Çalışmaları

4. Envanter Çalışmaları

5. Canlı Performanslar

6. Deniz sunumları

7. Serbest Kürsü

8. Resim Yarışması

9. Fotoğraf Yarışması

10. Slogan Yarışması

STH Açık Hava Sergisi

50 adet 100 x 150 cm boyutlarında fotoğraftan oluşan STH Açık Hava Sergisi tüm STH etkinliklerinin değişmez öğelerinden biridir. STH etkinliklerinde kaydedilen sualtı ve envanter fotoğraflarından oluşan sergi her noktada yoğun ilgiyle karşılanmaktadır. Sergi gezisi boyunca gönüllülerimiz miniklere rehberlik ederek fotoğrafların yardımıyla deniz kirliliği üzerine bilgi aktarmaktadırlar.

Sualtı Kısa Film Gösterimleri
STH etkinlikerinde kaydedilen sualtı görüntülerinden oluşan sualtı kirliliğinin yanı sıra Türkiye’nin en önemli sualtı belgeselcileri tarafından Türkiye ve dünya denizlerinden derlenen sualtı belgeselleri kısa film programımızın diğer bölümünü oluşturmaktadır.

STH Sualtı Filmleri gösterildiği her noktada sualtı kirliliğinin boyutlarını gözler önüne sermesinin yanı sıra soyut bir kavram olan deniz kirliliğinin somutlaştırılmasına da katkıda bulunmaktadır. 3 ila 10 dakikalık filmler dönüşümlü olarak yayınlanmaktadır.

Sualtı Temizlik/Örnekleme Çalışmaları
STH Sualtı Temizlik Ekipleri Çalışmalar kapsamnda sualtı fotoğraf ve video kayıtları alınarak STH veritabanına kaydedilir. Gerekli koşulların sağlanabilmesi durumunda sualtı çalışmaları yüzeye aktarılarak çalışmaların etkinlik alanını dolduran herkes tarafından eşzamanlı izlenmesi sağlanabilmektedir.

Çıkartılan katı atıklar üzerinden gerçekleştirilen temizlik/örnekleme çalışmaları STH çalışmalarının motorudur. Çıkartılan atıklar STH Envanter Ekipleri tarafından tasnif edilir, sayılır ve kayıt altına alınır.

Envanter Sergisi
STH Envanter Ekiplerinin çalışmalarını tamamlamasını takiben söz konusu katı atıklar gün boyunca etkinlik alanında sergilenir. Çıkartılan atıklar üzerinde katı atıkların kaynağına ve içerdikleri tehlikeye yönelik bir sunum gerçekleştirilir.

Etkinlik alanından çıkartılan envanterin yanı sıra geçmiş etkinliklerden derlenen bir diğer sergi de STH Envanteri Sergisi’dir. Ortalama yüz parçadan oluşan sergide yer alan objeler kamuoyunun ilgisiyle karşılanmaktadır. Kışı İstanbul İskeleleri’nde geçiren sergi bugünlerde ilköğretim kurumlarını dolaşmaktadır.

Canlı Performanslar
Katılan okulların öğrencileri tarafından geçtiğimiz yıllarda modern dans gösterisi, sirtaki/hasapiko gösterisi, keman dinletisi gibi canlı performanslar da şenliğin içeriği arasında yer almıştır.

Deniz Sunumları
Her okuldan beklenen, denizle ilgili görsel veya sözel bir sunumdur. Maksimum beş dakika ile sınırlandırılan sunumun konusu genel olarak “deniz”dir.

Serbest Kürsü
Katılımı öncelikli olarak okul öncesi ve ilköğretim öğrencilerini hedefleyen Serbest Kürsü şenlik alanındaki herkese açıktır. Her bir konuşmacı maksimum üç dakika boyunca düşüncelerini dile getirebilmektedir.

Resim Yarışması
Etkinlik alanında kurulan resim atölyesinde etkinlikle eşzamanlı olarak gerçekleştirilmektedir. Dereceye giren ilk üç eserin yanı sıra tüm resimler etkinlik boyunca sergilenmektedir.

Fotoğraf Yarışması
Konusu şenliğin kendisi ve envanter çalışmaları ile sınırlandırılan fotoğraf yarışması yine etkinlikle eşzamanlı olarak gerçekleştirilmektedir. Uygun koşulların sağlanması durumunda dereceye giren fotoğrafların yanı sıra yarışmaya katılan tüm fotoğraflar gün boyunca plazma/lcd ekranlar vasıtasıyla yayınlanmaktadır.

Slogan Yarışması
Şenliğin en önemli öğesi, her sene miniklerin önerileri arasından seçilecek olan Konuşan Balık’ın sloganıdır. Bu slogan yıl boyunca tüm sunumlarda, internet ortamında, İstanbul içi ve İstanbul dışı tüm etkinliklerde kullanılmaktadır. Bir sonraki yıl yeni slogan belirlenene kadar önceki yılın sloganını belirleyen okul Konuşan Balık’a ev sahipliği yapmaktadır.

BABAMA KART




Haziran ayının 3.haftası Babalar günü olarak kutlanıyor, Anneler günün de yazdığım gibi bu tür günlerin bizim tarafımız da pek bir önemi yok, her gün babalarımıza karşı,sevgi ve saygı içindeyiz buna da devam ediyoruz.

Babalar gününe özel bu kartı onun için bugün çalıştık :)

SEVİMLİ KEDİ



Sevimli bir kedi daha :) tamam tamam sondu bu :)

DONDURMA ÇUBUKLARI VE KEDİ :)

Dondurma Çubukların dan kedi olur mu ? olur :)) çok ta güzel olmuş bence..


KAĞIT TABAKTAN KEDİ

Dedim ya kedilere merak saldım diye :) işte bir başka kedi örneği.
Kağıt tabak evde olmayabilir , siyah fon kartonu da işine yarayabilir bilgin olsun :)


KEDİ ŞAPKA


Bu sıralar bir KEDİ
merakı aldı başını gidiyor bende , çok yakınıma geldiği zaman tedirgin olsam da, sevimli halini görünce korkum biraz azalıyor :)


Özellikle babam evde kedi yada köpek besleme konusun da çok hevesli .Annemse alerjisi nedeni ile sıcak bakmıyor bu duruma :) bakalım olay ne şekil de sonuçlanacak :)

Ben mi ? ben kaplumbağalarımla çoook mutluyum :))

1 Haziran 2009

İNCE - MOTOR BECERİLER


İNCE - MOTOR BECERİLER
Ortalama Kazanma Yaşı (yıl)

Başkasının ellerine topu fırlatma - 4 yaş
Kare ve üçgen çizme -5 yaş
15 saniye için bir ayağı üzerinde durma -5 yaş
15 kez bir ayağı üzerinde zıplama-5 yaş
Sağını-solunu tanıma-5 yaş
Eksik insan ve eşya resimlerini tamamlama-5 yaş
Ellerine atılan tenis topunu tutabilme-5.5 yaş
Tripod kalem tutma (üç parmakla)-5.5 yaş
Ritmik zıplama (ip atlama gibi)-6 yaş
Fırlatılan topu elleriyle havada yakalama-6 yaş

SOSYAL UYUM İLE İLGİLİ BECERİLER

Benim bu yaşlar da neleri yapabilmem gerekir merakı ,annemin internette araştırma yapmasına vesile oldu , bu araştırma sonucu aşağıda ki tabloya ulaştık. Burada yer alan konuların, yaş aralıklarına bakınca bir çok şeyi zamanın dan önce yaptığımı öğrendim ,buda hoşuma gitti.

Sende bak istersen ?

SOSYAL UYUM İLE İLGİLİ BECERİLER
Ortalama Kazanma Yaşı (yıl)

Düğmeleme ve düğmeyi açma -4 yaş
Yemek yerken çatal ve kaşık kullanma -4- yaş
Merdiven inip çıkarken ayak değiştirme -4 yaş
Ellerini, yüzünü yıkayıp kurulama - 4.5 yaş
Ayakkabı bağlama hariç kendisinin giyinmesi - 4.5 yaş
Tuvalet ihtiyacını yalnız giderme -4.5 yaş
Talim tekerlekli bisiklet sürme -4.5 yaş
Makasla bir kâğıdı kesme -4.5 yaş
Ayakkabıyı doğru ayağa giyme -4.5 yaş
Kaydıraktan kayma - 4.5 yaş
Hatları boyama - 4.5 yaş
Makasla bir çizgi boyunca kesme - 5.5 yaş
Kuralları izleme - 5.5 yaş
Ad ve soyadını yazma - 5.5 yaş
Birkaç adım zıplama - 5.5 yaş
Talim tekerleksiz bisiklet kullanma -6 yaş
Bıçak ile ekmeğe yağ sürme - 6 yaş

PLASTİK BARDAKTAN HİNDİ



Bu Hindi plastik bardaktan yapılmış , baş bölümü ponpon dan yapılabileceği gibi, istenirse küçük bir balonun içine un dökülerekte çalışılabilir ;) , renkli , kolay ve keyifli bir çalışma olduğu kesin .

Muz , Biber ve Köpek :)




Resimlere çok dikkatli baktığım da muz ve biberden yapılmış köpekler olduğunu gördüm :) Muz sevmeyen ben , bu sekil de sunulan muza hayır diyemem :)
Sence de çok sevimli değiller mi ? :)

ÇOCUK VE ÖLÜM KAVRAMI

İnternette araştırma yaparken oldukça gerekli olan bir konuya rastladım , çocuklarımıza yazıda belirtilen konuları anlatırken , anne -baba olarak zorlandığımız , hatta ne diyeceğimizi bilemediğimiz durumlarla karşı karşıya geliyoruz. Bu konuda bize rehber olacak bu yazı ve kitapları seninle de paylaşmak istedim.

--------------

Dört buçuk yaşındaki Gürhan, babasının kullandığı arabanın arka koltuğundan etrafı seyrediyordu. Araba İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'nın ağaçların yükseldiği kapısının önünden geçerken Gürhan "Bu ağaçlar da ne" diye sordu.

Baba, oğlunun aklına kötü fikirler sokmamak için kapının ardında büyük bir park olduğunu söyledi. Ancak cevaptan tatmin olmayan Gürhan daha büyük bir merakla sordu: "Parkın içinde mezarların ne işi var?"

Çocuklar, kuşaktan kuşağa daha hızlı yaşanan değişimle sandığımızdan çok daha fazlasını biliyor artık. Psikologlar ve pedagoglar ilkokul öğretmenlerinin bazı çocukların hiç ilgisini çekmemesini ve ergenlik yaşının yıldan yıla düşmesini buna örnek gösteriyorlar.

Gürhan'ın yaşıtları, farklı iletişim araçlarının etkisiyle artık ölüm, şiddet, aşk, ayrılık gibi büyüklerin tekelinde görünen kavramlarla daha haşır neşirler. Oysa Batı'dakinin aksine Türkiye'de çocuk kitapları hâlâ masal boyutunun ötesine geçemiyor.

Çocuk kitabı yayımlayan yayınevleri, yazarlar ve ilgili uzmanların çoğu böyle bir sıkıntının farkında. Bazıları ise şimdiden daha cesur adımlar atıp çocuklara hayatın gerçeklerini uygun bir dille anlatan kitaplar sunmaya başladı.

Elbette bu kitapların büyük çoğunluğu çeviri. Aralarında en çarpıcılarından biri ise İletişim Yayınları'ndan baharda piyasaya çıkacak "Ente, Tod und Tulpe" (Ördek, Ölüm ve Lale). 2007'de Almanya'da basılan ve 2008'deki Frankfurt Kitap Fuarı'nda yayıncılar arasında efsane haline gelen eser Wolf Erlbruch imzalı. Erlbruch, bir ördeğin canını almaya çalışırken onunla arkadaş olan ama doğasını da kaybetmemeye çalışan ölümün (ya da Azrail) hikâyesini anlatıyor.

Çizimleriyle dikkat çeken kitapta ördek ve ölüm birlikte gölde yüzüyorlar, ördek üşüyen ölümün üstüne yatıp onu ısıtıyor, ölüm hakkında konuşuyorlar. Nihayet karlı bir gece ölüm ördeğin canını alıyor ve üzerinde bir laleyle onu nehre bırakıp gözden kayboluncaya kadar arkasından bakıyor. Verilen mesaj: Ama yaşam da böyle bir şey değil mi?

Beş yaş ve üzerine tavsiye edilen kitap için yayınevi editörü Bahar Siber, "Ticari anlamda, yüksek satış rakamlarına ulaşmasını beklediğimiz bir kitap değil. Yayın programına alırken kitabın bir açığı dolduracağınıdüşündük. Ama okuyanlar, iyi ki okumuşum diyecek" diyor.

Siber'in bahsettiği açık, Türkçe'de ölüm hakkında çocuklara yönelik herhangi bir metin bulmanın güçlüğü.

Batı'dakilerin, genelde ölümü dini perspektiften ya da gerçeküstü ve masalsı anlatıyla açıklama eğiliminde olduğunu belirten Siber, "Ördek, Ölüm ve Lale"nin çocuk edebiyatında ilk defa ölüme felsefi yorum getirdiğini söylüyor.

Ölüm temasına el atan bir başka yayınevi 2006'da faaliyete geçen Redhouse Kidz Çocuk Kitapları. Yayınevinin yayımladığı İspanyol kökenli "Hatırlıyorum" adlı kitapta iyice yaşlanan köpeği hastalanarak ölen bir çocuğun duyguları anlatılıyor.

Dört yaş ve üzerine önerilen kitabın yazarı sosyal hizmetler uzmanı Jennifer Moore-Mallinos, "Bu bilgiler onların daha iyi seçim yapmalarına, daha iyi karar vermelerine ve yaşamın bazı gerçekleriyle başa çıkmaları için gerekli araçları sağlamalarına yardımcı olacak" diyor.

Mallinos'un bir başka kitabı "Sır Versem Saklar mısın" çocuk tacizine değiniyor: "Biri sana rahatsız edici bir şekilde dokunsa ve kendini kötü hissetmene neden olsa bunu sır olarak saklar mıydın?"

Aynı yazara ait diğer iki kitap, "Annemle Babam Arkadaş Olduklarını Unutunca" ve "Kayıp Çocuk Odası." İlkinde, uzun tartışmalar sonunda babası evden bavullarını alıp giden; ikincisinde annesini kaybeden çocukların hikâyeleri var.

Yayınevinin yönetmeni Defne Tokay, yetişkinlerin çocuklarla iletişimde zorlandıkları, aynı şekilde çocukların da anlamlandırmakta özellikle zorlanabilecekleri bir çok durum ve his olduğunu, kitap yayımlamak için bunlar arasından dört alanda karar kıldıklarını belirtiyor:

Boşanma, ölüm, halka açık/kalabalık yerlerde kaybolma, iyi sır-kötü sır ayrımı.

Sonrasında bu kitapları, metinlerinin ve çizimlerinin, hedeflenen yaş grubundaki çocukların ruh sağlığı ve gelişimi açısından uygunluğunun test edilmesi için Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün (DBE) Çocuk Birimi'ne göndermişler. Onay alıp yayımlamışlar.