LinkWithin

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin

29 Kasım 2009

Güneşi gördüm..

Ağlaya..

Sızlaya..

Hıçkıra hıçkıra..

İzledim filmi..

Mutlaka İzlemelisin..

28 Kasım 2009

ÖRGÜ BÜST OLUR MU ? OLUR :)

Örgüden bir çok şey yapıldığını gördüm ,ancak böyle bir şey görmedim:)





alıntıdır..

BUNLAR BAYRAMDIR ASLINDA..

Sevgili Blog arkadaşım Nurhan blogun da bu yazıyı paylaştı ve ben çok beğendim.Blogum da yer almasını ve senin de okumanı çok istedim...

-----------------------

"Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık...
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.

Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle...
Vuslat da bayramdır öte yandan...


Endişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda ansızın sesini duymak,
deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır.

En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek,
korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.

"ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...

Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram..."


CİMİ...

Cimi de neymiş dediğini duyar gibiyim :) Cimi benim Maya takviminde ki burcum :)

Sevgili Arda'nın blogun da Maya takvimi ile ilgili bir yazı vardı bende bir bakayım dedim.. Özelliklerini okuduğum da cidden şaşırdım ,gerçekten doğru tespitler var benimle ilgili :)

sen de merak edersen eğer buraya tıklayarak devam edebilirsin.

Temel Özellik : toplum için fedakarlık (kurban)

Özellikler


•Kontrolün teslimiyeti
•Dönüşüm
•Yaşam / Ölüm
•Yeniden doğuş
•Kurban
•İnanç
•Gizem
•Geçiş
•Disiplin
•Serbest bırakma
•Değişim – dönüşüm

Ölüm burcu Maya takviminde en şanslı burçlardan bir tanesi sayılır. Ölümün sembolize ettiği en temel şey “dönüşüm”dür. Bu, mayalı Kahraman İkizleri insan olmaktan Tanrı olmaya götüren kozmik dönüşüm ile örneklenebilir. Ölüm burcunda doğanların spritüel dönüşümleri düzgün olur ve uzun süre etkisini sürdürür. Ölüm burcunda doğanların yumuşak ve dişil bir tarafları olduğu söylenir ki bu çok avantajlı bir durumdur. Onların bu kibarlıkları hayatlarına bereketi çeken bir mıknatıs görevi oynar. Ayrıca psişik yetenekleri yüksek olduğu gibi romantik ve akıllıdırlar.


Yaşam, ölüm ve yeniden doğuş döngüsü. Dönüştürücü insanlar hedefler ve duygusal zenginliği ulaşmayı başarırşar. Oldukça saygın iş adamları olabilirler. Dönüşüm insanları spritüel güç ve rehberliklerinden dolayı diğerlerine huzurlu ve sakin geçişler yaşamada yardım edebilirler. Bu burçta doğan insanlar politik bir farkındalığa sahiptir ve çoğu kez kendilerini toplum hizmetine verirler ya da en azından politik olayları takip ederler. Toplum onların disiplin ve organizasyon becerilerinden fayda görür.

Entelektüel olarak Dönüşüm insanları genellikle tutucu olurlar. Bir takım düşüncelere bağlanırlar ve bunları koruyarak belli bir kalıp ve gelenekte kendilerini daha rahat hissederler. Dönüşüm insanlarının çevrelerindeki güçlü kişilerle ortaklık kurma eğilimleri vardır. Agresif olmaktansa daha pasiftirler ve yine de genelde bir ilişkide gücü elinde tutan taraf olurlar. Atalarla kontak halinde olmaları doğuştan gelen psişik yeteneklerini aktive eder ve bunu başkalarına yardım etmede bir hüner olarak kullanırlar.

Kişiliği : Güvenlik bilinçli, maddeci, özverili ve yardımsever. Toplum ve politikaya karşı ilgileri ve merakları vardır.

Temel Sorunu : İnanç sahibi olmak ve kurbanı oynamaktan vazgeçmek.
Çözüm Yolu : Topluma faydalı olmak.

26 Kasım 2009

Yarın bayram,erken kalkın çocuklar :)




KÖFTE YAĞMURUNA GİDELİM Mİ ?


Bayram da bu animasyona gitmek istiyoruz kızımla :) filmle ilgili tanıtımı seninle de paylaşayım belki oralar da karşılaşırız ne dersin :)) film 3 D olduğu için , filmi izlemek daha keyifli olacak sanki :))
------------------------------------
Mucit Flint’in suyu yiyeceğe dönüştürmek için tasarladığı makinesi bulutlara doğru fırladığında gökten çizburger yağmaya başlar.

İnsanlar daha çok yemek istediklerinde, makine makarna kasırgaları ve dev köfteler üretir. Şekerleme ve kavun dağlarının altında gömülmek üzere olan kasabanın kaderi, Flint ve arkadaşı Sam’in makineyi durdurmalarına bağlıdır.

SABİHA PAKTUNA KESKİN - İyi anne kime denir ?

Sabah izlediğim proğram da Sabiha hanıma rastladım , çocuklarımıza ilişkin o kadar güzel tespitleri ve çözümleri varki , takip etmeye karar verdim.
İnternetten yaptığım araştırmada bir çok videosuna rastladım ve ara ara bu videoları seninle de paylaşacağım , umarım ikimiz de feyz alırız...

video

EN KÜÇÜK YAZAR DOĞA :)

Artık benim kızım da bir yazar oldu :)))
Geçen haFta odasına kapanıp , sesi çıkmayınca merak ettim ve odasına girdim , ortalıkta bir sürü kağıt :)

Kızım ne yapıyorsun diye sorunca "anneeee sürprizzzzzz " diye çemkirdi :)) usulca kapıyı kapatıp çıktım.

Bir süre sonra , kitap şekli verilmiş bir tomar kağıtla çıktı geldi :) bir sürü resim çizmiş sayfalara özenle ortadan ikiye katlanmış kağıtlara..
Doğa bir hikaye kitabı yapmış teyzeleri :)

Benim daha dün poposunda bir tomar çişli bezle dolaşan kızım , büyümüşte hikaye
kitabı yapmış :)) Kitabına kapak istedi onu hallettik :) sonra başladı hikayeyi hem anlatmaya , hem de yazdırmaya :)

".... Doğa ile Hasan birgün......."
:D








25 Kasım 2009

Bayram Koyunum :))


Minik Kurbam bana bugün okulda bu sevimli bayram koyununu :) hazırlamiş bayıldımm :))

LOLİPOP ÇİÇEKLERİMİZ..

Yarın Doğa arkadaşlarına , birlikte hazırladığımız bu lolipop çiçekleri dağıtacak :) ve bayramlarını kutlayacak..

Öğretmeni yarın bayramlıklarınızı giyerek gelin demiş.. her şeyi yatağının başucuna koyduk..sabah uyanmayı sabırsızlıkla bekliyor :)

LAMBAMA NE OLMUŞ :))

Pon pon yapmak için aldığım renkli iplerim , bana itaat etmeyip ,ponpon olmamak için savaş verince :) ben ne yapayım bunlardan dedim. Yatak odamın lambası çok renksiz duruyordu.. etrafına sarsam nasıl durur dedim..böyle oldu :))))




23 Kasım 2009

ÖĞRETMENİM... CANIMSIN SEN BENİM...


Bir anne şefkati ve ilgisi ile kızıma , kızıymış gibi bakan , ilgilenen , endişelenen , her soruma sabırla ve yüzünde ki kocaman tebessümle yanıt veren , içi dışı bir , özü sözü bir , biricik öğretmenimiz sizi biz çok sevdik...kızım size emanet... uzun yıllar aile dostumuz olarak hep hayatımızın için de yer almanızı bizim dileğimiz...

Öğretmenlik mesleğini icra eden isimlerin emekleri ,günlerle değil , aylarla değil , yıllarla ödenmeyecek kadar büyük..
Ebru öğretmenimin nezdin de tüm öğretmenlerimin ,öğretmen arkadaşlarımın ve kendimin :) bu anlamlı gününü kutlarım...









Montessori Eğitimi

Bu eğitim sistemi ile ilgili detaylı bilgiler edinmek isteyen arkadaşlarım için ,yazının çok yerinde olacağını düşündüm ve yayınlamak istedim.
-----------------------------------------------------


Montessori programının geleneksel eğitim programından farkı nedir?

Tabloda Montessori programı ve geleneksel eğitim programı arasındaki farklar sıralanmıştır:



.

----------------------------------------------------------

Montessori programı nasıl oluşturulmuştur?

Montessori programı 1907’de Dr. Maria Montessori tarafından İtalya’da oluşturulmuştur. Dr. Maria Montessori İtalya’nın ilk kadın doktoru unvanına sahiptir. Montessori ilk çalışmalarını özürlü çocuklar üzerinde yapmış ve bu çalışmaların sonucunda da özürlü çocukların da eğitim aldıkları zaman başarılı olabileceğini gözlemlemiş.Bu sonuç onun kendi programını geliştirmesi için ilham kaynağı olmuştur.

Montessori programının eğitim felsefesi nedir?
-----------------------------------------------
Montessori eğitimin belirli ilkeleri vardır, bu ilkelerin en önemlileri şunlardır:

Montessori eğitimi, her çocuğun öğrenmeye karşı olan eğiliminin aynı seviyede olduğunu farz eder ve asla bir çocuğu diğer bir çocukla kıyaslamaz.

Çocuklar arasındaki dil, din, ırk gibi farkların öğrenmelerine etkisi olmadığını düşünür.

Kültürel farklılıklara saygı gösterir ve programda bu farklılıklar doğrultusunda değişiklikler yapılması gerektiğine inanır.

Montessori eğitiminde sınıf ortamı nasıl dizayn edilmiştir?

-----------------------------------------------------

Montessori eğitiminde oyun ortamı çok önemlidir, çünkü çocuklar oyunu sadece vakit geçirmek ya da eğlenmek için oynamaz, oyun esnasında dünyayı ve yaşadıkları çevreyi keşfederler.Bu nedenle sınıf ortamı çocuğun oyun oynaması için en elverişli koşullara sahip olmalıdır ve sınıfta tehlike olasılığı minimum hale getirilmelidir.

Montessori Materyalleri’nin özellikleri nelerdir?
----------------------------------------------------
Montessori Materyalleri çocuğa dünyayı keşfetmek için fırsatlar sunar. Bunu nasıl gerçekleştirir derseniz; materyaller çocuğun kullanabileceği boyutlarda ve güvenlikte dizayn edilmiştir ayrıca gerçekçi özelliklere ve yaratıcılığa da büyük önem verilmiştir.Materyaller bu özellikleri nedeniyle günümüzde oldukça yaygın bir biçimde kullanılmaktadır.Aslında bir çok aile bu materyalleri kullanıyor olmasına karşın bu materyallerin Montessori Materyali olduğunun farkında değil.

Montessori eğitimi aileler tarafından evde uygulanabilir mi?

-----------------------------------------------------------------
Gerekli eğitim programlarını ve materyalleri takip eden aileler bu programı evde çocuklarına uygulayabilirler, ancak çocuk için en gerekli şeyi yani sosyal ortamı ev içinde oluşturamazlar, okulda çocuklar kendi yaşıtları ile beraber olma fırsatını bulur ve sosyalleşirler.

Program neden Türkiye’de fazla tanınmıyor?
-----------------------------------------------------------------
Montessori programını uygulayabilmek için okul bünyesinde Montessori programını özümsemiş eğitimciler bulunması gereklidir.Türkiye’de ne yazık ki bu eğitimi almış öğretmenler bulmak oldukça zor, bu nedenle yurt dışından programın eğitimini almış eğitmenleri Türkiye’ye getirmek gerekiyor.

Fakat bunu gerçekleştirebilen çok sayıda anaokulu yok, bu nedenle ülkemizde Montessori eğitimi fazla yaygın değil.

TAVUKTAN YALANCI İŞKEMBE ÇORBASI

Biz ailece işkembe çorbasını çok severiz, eşim bol limonlu ben bol sirkeli içerim:)İşkembe çorbasını hiç tavuktan denedin mi :) Tavuktan yalancı işkembe çorbası benim çok sık yaptığım bir tariftir ve mutlaka denemeni öneririm.

Hangi Malzemeleri Kullandım :
2 adet tavuk budu
2 yemek kaşığı un
1 fincan sirke
1 yemek kaşığı tereyağı
2 diş sarmısak
1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber

Tavuk butlarını ocakta tütsüledim ,iyice yıkayıp bol suda yıkadım ve haşladım. Derileri küçük küçük doğrayıp, etleri didikledim. Unu tereyağ ile kavurdum ,yavaş yavaş tavuk suyu ilave ettim. Boza kıvamına gelince , eti ve derileri ekledim. Sarmısak ve sirkeyi ilave ettim.

Servis yaparken de arzuya göre toz kırmızı biberi , yağ ile biraz kavurup çorbaya ekleyebilirsin.



22 Kasım 2009

Örgü Şalmı Desem...ne desem :)

Ne kadar kullanışlı değil mi? Biraz zorlasam ben bile örebilirim, o kadar sevdim yani :)))
İlgili arkadaşlarımın yorumlarını da duymak isterim :) Sence nasıl ?


kaynak

Örgü Tokalar..

Doğa'nın sanırım bir toka dükkanı açacak kadar tokası oldu. Hatta babamız toka kutumuzu görünce ben günlerce toka alabilmek için çalışıyormuşum da haberim yokmuş diyerekkk :) bize mesaj gönderdi..yada bize öyle geldi :D Ben çok sevdim bu tokaları..ya sen :)

NAZAR DUASI..

Nazara inanırım , bu duaları her gün okumaya gayret edeceğim , senin de bilmek isteyeceğini düşündüm..

1- Resûl-i Ekrem Efendimiz, torunları Hasan ve Hüseyin (r.a.)'e, nazar değmesin diye duâ okurlarmış. Bu duâ:

"Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh."

"Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah'a sığınırım."
--------------------------------------------------------------------------------
2- Peygamber efendimiz nazar için

( Allahümme barik fihi ve la tedarruhü ) okurdu. (İbni Sünni)

"Allâh'im, bunu mübârek eyle. Ona zarar dokunmasina izin verme."

--------------------------------------------------------------------------------
3- Büyük velîlerden Hasan Basrî Hazretleri göz değmesine karşı (Kalem Sûresinin 51-52. ayetleri olan) şu âyetleri okurdu:

"Ve in yekadullezîne keferû leyuzlikûneke biebsarihim lemmâ semiu'z-zikre ve yekulûne innehu le mecnûnun ve ma huve illâ zikrun lil âlemîn."

"Gerçekten o küfredenler Kur'an-ı işittikleri zaman az kaldı seni gözleriyle yıkacaklardı. "O, mutlaka bir mecnundur" diyorlar. Oysa Kur'an bütün alemler için büyük bir uyarıcıdır.." (Kalem Sûresi, 51-52)
--------------------------------------------------------------------------------
4- Nazar değen kimse şifa için:

Fatiha Suresi,
Ayetü'l-Kürsî,
Felâk Suresi,
Nâs Suresi, okumalıdır.
--------------------------------------------------------------------------------
5- Bismillâhirrahmânirrahîm bismillâhi azîm-iş- şâni şedîd-il birri mâ şâallahü kâne habese hâbisün min hacerin yâbisin ve şihâbin kâbisin. Allahümme innî radedtü ayn-el âini aleyhi ve alâ men ehabb-en-nâsi ileyhi ve fî keyedihî ve kilyetihî lahmün rakîkun ve azmün dakîkun fîmâ lehû yelîku ferci-il basara hel terâ min fütûrin sümmerci-il basara kerrateyni yenkalib ileyk-el basaru hâsian ve hüve hasîr ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun lilâlemîne lâ havle velâ kuvvete illâ billâh-il aliyy-il azîmi Lâ ilâhe illallâhü hısnî, men kâle-hâ dehale hısnî, ve men dehale hısnî emine min azâbî. Sadaka rasûlullahi sallallahü teâlâ aleyhi ve selleme.

--------------------------------------------------------------------------------
6- Sabah-akşam, Besmele ile 3 defa "Bismillahillezi la yedurru maasmihi şeyün fil erdi vela fissemai ve hüvessemiulalim" okuyan, büyü, nazar ve zulümden korunur."

--------------------------------------------------------------------------------
7- Fatiha, Âyet-el kürsi ve ( Kâfirun, İhlas, Felak, Nas sureleri ) 7şer defa okunup üflenirse, büyü, nazar ve her dert için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritilerek içmek de olur. Bir hadisi şerifte de, (Fatiha ile Âyet-el kürsiyi okuyana, o gün nazar değmez) buyuruldu.

Haylaz Can - Tiyatro Oyununu İZLEDİK..

Hafta sonu tiyatro etkinliğimizi de gerçekleştirdik bugün.. Haylaz CAN oyununu izledik. Keyifli ve çcocuklara güzel mesajlar veren bir oyundu.İkinci yarıda biraz tempo düştü sıkılır gibi olduk ama sonra güzel toparladı oyuncu arkadaşlar :) Doğa çok eğlendi. Gidilesi bir oyun :D

Bir Derneğimiz Olduğunu Biliyormuydun ????




Sevgili Ardanın blogun da okuyana kadar bir derneğimiz olduğunu vallahi ben bilmiyordum .Biz blogcular için çok yerinde ve çok güzel bir çalışma olmuş bence. Emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ederim.

Dernek üyeliği için ücret talep edilmiyor,sevdiğin yada takip ettiğin blog yazarları ile tanışmak ,sohbet etmek ,fikir alışverişin de bulunmak için güzel bir ortam. Ben üye oldum , eğer sen de üye olmak istersen buraya tıklaman yeterli.

Bu arada Arda derneğin logosuna alternatif bir logo tasarlamış, ben çok beğendim :)
sen ne düşünüyorsun ;)

Haylaz CAN - Tiyatro Bizbize


Doğa'ya tiyatro sözüm var bugün. Tiyatro bizbize'nin sergilediği Haylaz CAN isimli oyunu izlemeye gideceğiz :)

MÜZİKLİ DANSLI ÇOCUK OYUNU

TÜR: Fantastik Çocuk Oyunu
YAŞ: 5 yaş ve üzeri
SÜRE: 50 dak.

İLETİ
Büyüklere saygılı davranma
Enerjini doğru yere kullanma
Çevreye karşı duyarlı olma
Arkadaş ilişkilerinde duyarlı olma
Okumanın önemi
KONU
Oyunda,Can isimli bir çocuk varmış.Can ninesi ve kuzeniyle birlikte yaşarmış.Can ninesinin sözünü dinlemez,Kuzeni Ali’ye kötü davranırmış.Okula gitmek istemezmiş.Gün geçtikçe Can’ın yaptıkları çekilmez bir durum almış.Bunun üzerine ninesi ve Ali onun hal ve hareketlerinin iyi olması çevresine duyarlı arkadaşlarına iyi davranması için bir oyun oynamaya karar vermişler.Bakalım HAYLAZ CAN oyunun sonunda neler yapmış,nasıl davranmaya başlamış

YAZAN-YÖNETEN:YAVUZ ÜNLÜTÜRK

OYUNCULAR:
Ali POYRAZ
MELİKE ŞİŞMAN
AHMET AŞIK

Sticker - DALGIÇÇÇ


Benim gökte ararken yerde bulduğum bu örnek çooooooook mutlu etti beni :) çıktısını aldım...büyüttüm... siyah yapışkanlı folyo bulur bulmaz..uygulamaya geçeceğim.... ve eşime harika bir sürpriz olacak :))

Sticker - Boy Grafiği

Haydi bakalım becerikli hanımlar iş başına.. kendi boy grafiğini kendin yap :) yapışkanlı folyolarla bunları yapmak sanırım çok zor olmasa gerek ve daha da ucuza mal etmek garanti.Keza fiyatları dudak uçuklatan cinsten :))







Alıntıdır

21 Kasım 2009

İlizyonist Prenses Doğa GÜLL :))

Karşınız daaaaa küçük prensesss ve ilizyonisttt Doğaaa GÜLLL
( Doğa bu şekilde yazmamı istedi de :))) )
Yorumlarınızı bekliyor teyzeleriii :)))

video

LOLİPOP VE ÇİÇEĞİN BULUŞMASI...

Çocuklara sunulabilecek en güzel çiçek bu olsa gerek.. bu çiçeğe ben bile hayır demem aslına bakarsan...etkinliğin kaynağı burası :)




BUHAR...


Doğanın burnu tıkalı ... bize en büyük yardımı bu cefakar makinemiz yapıyor..bir fotoğrafı hak etti :)

20 Kasım 2009

ÖRGÜ BALIK..

Deniz tutkunu bir ailenin bloğun da buda olmalı dedik ve örgüden nasıl balık yapılacağını gçsteren fotoğrafı yayınlamaya karar verdik.. Ben hayatta yapamam :) ama yapacak olan arkadaşlara şimdiden kolaylıklar dilerim... Etkinlik örneğini buradan aldım :)




19 Kasım 2009

Görme Engelli Kardeşim İçin...

Doğa ile birlikte görme engelli meleklerimizin anlatıldığı bir proğram seyrettik yumurcak TV 'de. Özel basım kitapları ile hikayeler okuyorlardı,yüzlerinde sımsıcak gülümsemeler ile..O kadar duygulandım ki..yine nemlendi gözlerim..kızıma sıkı sıkı sarıldım..
Doğa sorular sormaya başladı,izledikleri hakkın da " abi nasıl bu kitabı okuyor ,neden gözleri görmüyor " elimden geldiğince yanıtlamaya çalıştım onun anlayacağı dilde.

Akşam oldu " anne yatalım mı ? " dedi
" yatalım kızım " dedim.

Her akşam olduğu gibi hikaye okumak için bir kitap seçtim... sonra...

Doğa : Anne bu kardeşler kitapları göremiyor mu ?
Ben : Göremiyorlar annecim , onlara da anneleri okuyordur uyku saatinde.
Doğa :Anne bu kitaptan varmıdır ? abi de
Ben : Belki vardır kızımbilmiyorum ki.
Doğa: Anne makinamız nerede ?
Ben : Ne oldu annecim ne yapacaksın akşam akşam makinayı .
Doğa:Anne sen bana hikaye okurken ben seni çekerim ,bloğuma koyarsın ,anneleri de kardeşlerime dinletir,olmazmı?
Ben:Bir kez daha baktım kızıma gururla..Olmaz mı annem..hem de ne guzel olur..dedım..ve aşağıda ki video çekimini yaptık.

sürç-i lisan etti isek affola....

video

Dünyayı Kurtaran Çocuk..

Sabah erken saatler de kapımız çaldı ,elinde bir zarf ile kuryeci abi.
Doğa'yı soruyor , cadı koşarak geldi zarfı açtı :)
Kızımın artık Dünyayı Kurtaran Çocuk sertifikası var teyzeleri..

Doğa'yı çok sevdiği için , her zaman doğa'ya karşı saygılı olduğu için , yemeklerini güzelce yediği için :)) burayı ben ekledim ,daha bir hevesle yedi yemeğini :))
Koç Holding tarafından bu sertifika gönderildi.


HASTA KURBAA..

İki gündür evde dinlenen babamızı , ikna edip nihayet bugün doktora götürdük . Muayene olduğumuz Prof. Dr. bize d. gribi hakkın da detaylı bilgiler verdi.
Seninle de paylaşmak istedim.

Doktorumuz diyor ki , artık kim burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı ile bize gelse , d. gribiymiş gibi tedavi uyguluyoruz. Eşim de bu tedaviye alındı. bir poşet ilaçla eve döndük. Doğa'nın randevusu da yarın,bakalım onun doktoru neler söyleyecek.

Bu arada bende d.gribi aşımı oldum. Kronik Astım hastası olduğum için risk grubunda olduğumu biliyordum. Aynı hastanede yakın bir aile dostumuz da hekimdi.
O da olmamız konusun da pozitif şeyler söyleyince ailece d. gribi aşısı olmaya karar verdik. Aşıdan sonra 10 gün kendimi iyi korumam lazımmış ,antikorlar 10 gün için de oluşmaya başlıyormuş. Evde bile maske ile dolaşmaya başladım :)

İnsanları bu kadar korku ve paniğe sürüklediler ,herkes kararsızlık için de , neden medet umacağını ne yapacağını şaşırdı, buna bende dahilim. En yakın arkadaşlarımın çocukları d.gribi teşhisi ile tedavi gördüler,çoğu ayakta atlattı , o zaman anladım ki er yada geç bu bizim başımıza gelecek .

Artık ne olacaksa olsun dedim ve aşımı oldum, allahın izni ile sıkıntı vermeden bu süreci atlatırım.



18 Kasım 2009

Yapraktan Kelebek Çalışması..

Haftalar önce etkinlik yaparız diye topladığımız yapraklardan bugün kelebek çalışması yaptık.Bizim çok hoşumuza gitti :) Sonbaharın gelmesi ile yapraklar sararıp düşerken , en azından bir tanesi bizim kelebeğimiz le baharı yaşamaya devam ediyor sanki..


17 Kasım 2009

SİL BAŞTAN..


Doğa hasta...
Daha iki hafta olmadı hastalığını atlatalı.. yine hastayız.
Burun akıntısı ,geniz akıntısı, öksürük.
İki hafta hastalığından dolayı okula gidememişti.


İki hafta üstüne sadece 4 gün okula gitti..

Yine hasta :(

YILMAZ ÖZDİL'DEN GDO'YA FARKLI BAKIŞ...


Haliyle panik halindesiniz... “Nasıl anlarız? Genetiği değiştirilmiş organizma yemekten nasıl kurtuluruz?” filan.
Şöyle...
*
Annaneniz öpülesi elleri parçalanırcasına, ovalaya ovalaya tarhana yaparken, siz, “Aman annane be, boş versene” deyip, marketten hazır çorba alıyordunuz ya... Annane rahmetli oldu ve siz, o tarhananın tarifini annaneden alıp, bir kenara yazmadınız ya... İşte o nedenle, siz, genetiği değiştirilmiş organizma yemekten kurtulamazsınız maalesef.
*
Ne verirlerse...
Onu yiyeceksiniz.
*
Kız evlat yetiştiriyorsunuz, en iyi okullara gönderiyorsunuz... Piyano çalıyor, İngilizce konuşuyor, Grammy alanları tek tek biliyor. Bilmeli... Ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp, limonata yapmasını bilmiyor! Yoğurdu çırpıp, ayran yapamıyor, ayran... İşte o nedenle, kızınız, genetiği değiştirilmiş meşrubat içmeye mahkûm maalesef... Torunlarınız da.
*
Zahmet edip sütlaç yapmadığınız için, kek yapmaya üşendiğiniz için... İçinde ne olduğunu bilmediğiniz gofretleri, mısır patlaklarını kemiriyor sizin oğlan! Hamur tutmayı, şöyle mis gibi ıspanaklı bi börek yapıp, çantasına koymayı bilmediğiniz için, hamburger bağımlısı oldu. Tahin-pekmezi “köylü işi”, vıcık vıcık yağ fışkıran kremaları “modernite” sandığınız için, daha 10 yaşında ayıya döndü, yuvarlana yuvarlana yürüyor, tıkanıyor, merdiven çıkamıyor.
*
Size zor geliyor ama, zor mu evde yoğurt yapmak? İstanbul’un güneşi müsait değil, anlarım, zor mudur İzmir’de, Antalya’da, Adana’da evde salça yapmak?
Şikâyet edip duruyorsun, içine katkı maddesi konuyor, zorla beyazlatılıyor diye... İster tam buğday unundan, ister çavdardan, hakikaten zor mudur evde ekmek yapmak? Bütün ailen kabız... Tonla para verip, abuk sabuk ambalajlı-meyveli saçmalıklardan medet umacağına, niye öğrenmiyorsun kabak tatlısı yapmayı?
*
Güya, çoluğunu çocuğunu düşünüyorsun, taze taze yesinler diye, pazara gidiyorsun... Eğri büğrü biberlere, doğal olduğu için tuttuğunda ezilen domateslere ağız burun kıvırıyorsun, hormonlu, tornadan çıkmış gibilerini alıyorsun... Ne işe yaradı senin pazara gitmen?
*
Kocanız da, bu satırları okuyup, size akıl verecek şimdi... Söyleyin ona, ukalalık etmesin, götürün aktara, hatmi çiçeğiyle zencefili birbirinden ayırt etsin, ondan sonra konuşsun!
*
Enginar, börülce, radika, cibes pişirmekten haberin yok; gazetelerin tiraj almak için kıçından uydurduğu kıçımın uzmanlarından fıldır fıldır brokoli tarifleri öğreniyorsun... Brüksel lahanası yiyerek mi AB’ye gireceğini sanıyorsun?
*
Çin’den bal getiriyorlar mesela... Taaa Arjantin’den, Meksika’dan bal getiriyorlar. Neymiş efendim, içinde genetiği değiştirilmiş organizma olabilirmiş falan... İçinde tavuk ibiği, maymun kulağı olmadığına şükredin! Ben iddia ediyorum... Kaşla göz arasında frankeştayn ürünlere kapıları açan arkadaşlarla, Amerikan çiftçilerinin avukatı profesörlerimiz, sırf karakovan balına sahip çıksa, Şemdinli’de, Pervari’de terör bile azalır, terör bile.
*
Uzatmayayım.

Mutfak genetiğimizi kaybettik biz.

Elin adamı, mısırdan, soyadan, domatesten önce beynimizin DNA’sını değiştirdi!

*
Hurrraaa diye köyden kente göçerken, dışarda tıkınmayı şehirleşme zannettik. Ambalajlı ürün tüketmeyi, zenginleşme zannettik.

*
Dolayısıyla, ya kafayı değiştirip, özümüze döneceğiz... Ya da ne verirlerse onu yiyeceğiz.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİN GÜÇLENSİN ÇAYI :)




Sevgili arkadaşım Ebru'nun bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için Zeynebe yaptığı ve benim de tarifi aldıktan sonra sürekli Doğa'ya yaptığım bitki çayıdır arkadaşlar.
Tadı çok güzel , şiddetle tavsiye ederim.. :)

Ihlamur ( bir su bardağı , tıka basa dolu)
Adaçayı ( iki ,üç dal )
Meyan kökü ( 1 adet )
Zencefil ( 1 adet )
Zerdeçal ( 1 adet )
Karanfil ( 3 adet )
Elma Kabuğu ( 1 elma )
2 lt. kaynayan suyun içine , tüm malzemeyi at 15 dk. daha kaynat.
15 dk sonun da ocağı kapatıp ,15 dk daha demlenmesini bekle. Ilık olarak tüket. Kalan çayı cam şişeye koyarak buzdolabın da 1-2 gün saklayabilirsin.

ETİ ÇOCUK TİYATROSU - PİNOKYO




Gösteri tarihleri " sanatkop.com" dan alıntıdır.

Türkiye çapında 1 milyondan fazla çocuğa ulaşan ETİ Çocuk Tiyatrosu, 9. yılında perdelerini Pinokyo oyunuyla açıyor. ETİ Çocuk Tiyatrosu, sosyal sorumluluk projelerinde sürdürülebilirliğe ve örnek teşkil etmeye önem veren ETİ’nin çocuklara yönelik projelerinden biri olarak 2001 yılından bu yana devam ediyor. 8 sezon boyunca 450 il gezip Türkiye’yi 6 kez dolaşarak çocukları ücretsiz olarak tiyatro ile buluşturan ETİ Çocuk Tiyatrosu’nun bu seneki hedefi ise 120 bin çocuğa daha ulaşmak.
Bu sezonun ilk perdesini Bursa’da açacak olan ETİ Çocuk Tiyatrosu’nun bu seneki durakları Bursa, Ankara, İstanbul, Niğde, Osmaniye, Adana, Tarsus, Mersin, KKTC, Bilecik, Kütahya, Eskişehir, Afyon, Uşak, Manisa, İzmir, Çanakkale ve Balıkesir olacak.

ETİ’nin çocukların kültürel ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamak, onları tiyatro sanatı ile buluşturmak amacıyla 2001 yılında hayata geçirdiği ETİ Çocuk Tiyatrosu’nda geride bırakılan 8 yılda Bisküvi Adam, Kakaolu Olsun, Aladdin’in Sihirli Lambası, Alice Harikalar Diyarında ve Pinokyo oyunları sergilendi.

ETİ Çocuk Tiyatrosu’nun bu sezon sergileyeceği oyun, eğitici olduğu kadar eğlenceli de. Pinokyo, marangoz ustası Gepetto’nun yaptığı kuklanın gerçek bir çocuk olma hayaline ulaşmasını konu eden dünya klasiklerinden. Her yalan söyleyişinde burnu uzayan, Mavi Peri tarafından ancak yalan söylemeyi ve bencilce davranmayı bıraktığında gerçek bir çocuğa dönüştürülecek olan Pinokyo’nun öyküsü çocuklara önemli öğretilerde de bulunuyor.

TEMA VAKFI - TOPRAK


Güzel bir sosyal sorumluluk projesi daha TEMA'dan maıl adresime ulaştı,
hemen paylaşıyorum...

Konumuz TAŞITLAR :)


Örgücü Nine adlı blogun sevimli sahibesi çok güzel örgü örnekleri paylaşmış.Ben çok sevdim umarım senin de hoşuna gider. Daha fazla örnek görmek ve sevimli ninemizi ziyaret etmek istersen seni
buraya alayım :)

16 Kasım 2009

ENGELLİ DOSTUMUZUN ENGELSİZ PAZARI...


İçimde ki yolculuk blogunun sahibi arkadaşım yine çok güzel bir haberi paylaşmış. Ben de bu konuda kendisini elimden geldiğince destekliyorum ve bu haberi hemen bloğuma taşıyorum.

Binlerce engelli arkadaşımızın ürettiği seramik, tekstil ve sanatsal ürünler internet üzerinden satışa çıkarıldı.Buradan elde edilen gelirler ürün sahibi engelliler arasında paylaştırılacak. Detaylı bilgi almak için lütfen
buraya tıkla..

BENİM GÖZÜMDEN SONBAHAR...





Bu sıra fotoğraf çekmeye merak sardım.. ctesi günü çektiğim bir kaç kare.. :P
Bizim buralar da ..İstanbul'da sonbahar böyle..